4 Aralık 2007 Salı

Muhbir Mustafa Şükrü Demirkanlı yalan söylemeye devam ediyor hâlâ...

Mustafa Demirkanlı demişti ki:

YALAN: 1
(Coşkun) "Büktel için, kendisini pohpohlayan bir yayıncının (Hilmi Bulunmaz) Hacker'lık yapmasında hiç bir ahlaki sorun yoktur."
(Kaynak: Demirkanlı tiyatroyu zehirliyor)

Mustafa Demirkanlı, Hacker'lık suçlamasını kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 2
"Şimdi, durum şu: 'Büktel, yakınındaki bir arkadaşına 'kitap tanıtımı' adı altında, bir başka yazı yazdırıp, öncesinde yazıyı okuyup, belki de çeşitli düzeltmeler, eklemeler yaptıktan sonra göndertiyor ve aynı anda 'yanıt' hakkı adı altında 123 (!) sayfalık bir yazı kaleme alıp, bir kenarda bekletirken (Dergi’nin basımının tamamlanıp, piyasa sunulmasını beklerken) o uzunlukta bir yazının zaten yayımlanmasının mümkün olmadığını bildiğinden, 'Sarsürcüler' başlıklı diğer yazısını da bitirip, diğer yazısının yanına koymuştur muhtemelen."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Tek cümlede on yalan söyleyebilen ender yeteneklerden biri olan Mustafa Demirkanlı, "muhtemel" diye bitirdiği o tek cümledeki bütün o iftiralarından yalnızca herhangi birini kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 3
(Feridun) "Çetinkaya'ya 'Lütfen, bir daha dergiye yazı yazmayın' dedim. Çünkü yalan söylemiş, bir tezgahın parçası olmuştu."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Mustafa Demirkanlı, Çetinkaya'nın yalan söylediğini ve bir tezgahın parçası olduğunu kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 4
(Feridun Çetinkaya ve Coşkun Büktel'i suçlayarak) "Bu 'ilkel ve iğrenç' dergiye (Tiyatro... Tiyatro...) sızmak için bu kadar tezgah niye?"
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Mustafa Demirkanlı, Çetinkaya ve Büktel'in dergiye sızmak için tezgah kurduğunu kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 5
(Coşkun Büktel) "Theope'yi sahneleyebilecek kimsenin olmadığını iddia eder"
(Kaynak: "H.Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel (1)")

Mustafa Demirkanlı, Büktel'e yönelttiği bu suçlamayı kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 6
"Zaten Coşkun Büktel'in genel karakteridir. Yanına birini alır, iliğini sömürene kadar kullanır ve atar."
(Kaynak: Mustafa Demirkanlı, "H. Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel (1)")

Mustafa Demirkanlı, Büktel'e yönelttiği bu iğrenç suçlamaları kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 7
"Ancak, üşenmeden onun (yani Burak Caney'in) eleştirisini ve senin (yani Büktel'in) senaryonu okuduktan sonra (Burak Caney'in) söylediklerine olduğu gibi katılıyorum."
(Kaynak: Coşkun Büktel Bulaşma, İşine Bak!)

Mustafa Demirkanlı, Büktel'in, "Hamdi Mümkün yahut İkinci Geliş" senaryosunu (217 sayfalık, henüz yayınlanmamış senaryosunu) "okudum" dediği tarihte okuduğunu kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 8
"Büktel sürekli şunu savunur: 'Bu eseri sahneleyecek bir yönetmen yok.' "
(Kaynak: Mustafa Demirkanlı "Hay Allah")

Mustafa Demirkanlı, parantez içinde ve italik olarak yazıp Büktel'e mal ettiği o sözün kaynağını gösterirse, yani o sözü kendisinin uydurmadığını belgelerse, yani yalan söylemediğini kanıtlarsa, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 9
(Yılmaz Öğüt'e) "Türkçesi siz hırsızsınız diyordu Coşkun Büktel"
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Mustafa Demirkanlı, Coşkun Büktel'in Yılmaz Öğüt'ü hırsızsınız diye suçladığını kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 10
"Coşkun Büktel, o eşsiz polemik dehasıyla ve zamanı bol olduğu için yazılanları cımbızlayarak okura sunmanın marifet olduğunu sanıyor ve olayları kendi istediği biçimde yorumlatmaya çalışıyor."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Yukarıdaki suçlamalarının yalan olmadığını kanıtlasın, Mustafa Demirkanlı'ya, fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 11
"...dergi yayımlanır yayımlanmaz, Büktel aramış, 'yanıt hakkını kullanmak' istediğini söylemişti, yazıyı daha önce görmediğini ve şimdi okuduğunu da ekleyerek..."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Demirkanlı, Büktel'in "yazıyı daha önce okumadım, şimdi gördüm" dediğini (yani Büktel'in yalan söylediğini) kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 12
"Efendim, Büktel, vakti zamanında -Rahmi Dilligil zamanında- Devlet Tiyatroları'na sanatçı kadrosundan girmek istemiş..."
(Kaynak: "Mustafa Demirkanlı Sinsi Yalanlar ve Tahriflerle Okurları Yanıltmaya Çalışıyor.")

Mustafa Demirkanlı, yukarıdaki suçlamayı ne zaman yapıyor?.. Rahmi Dilligil'in yolsuzluk nedeniyle mahkum olduğu ve kelepçeli fotoğraflarının yayınlandığı dönemde yapıyor. Demirkanlı, Büktel'in DT kadrosuna girmek istemesini suçmuş gibi gösterebilmek için, cümlenin akışını kesip parantez açarak, "Rahmi Dilligil zamanında" girmek istediğini özellikle belirtiyor. Oysa Büktel, Dilligil zamanında DT'ye girmeye teşebbüs etmediği gibi, Dilligil'in (DT sanatçısı Nâlan Örgüt ve DT yönetmeni Şakir Gürzumar aracılığıyla) önerdiği kadro teklifini de reddetmiş ve yazısında bunu açıklamıştı.

Mustafa Demirkanlı, Büktel'in, Rahmi Dilligil zamanında DT'ye herhangi bir kadrodan girmek istediğini kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 13
"İşte bu tür, Ali-Cengiz oyunlarından sıkıldığım ve kendileri için her yolu mübah görenlere karşı laf yetiştirmekten bıktığım için, 'Yanıt' hakkım da 'Yanıt' hakkım diye içinde 'Coşkun' sözcüğü geçen her yazıyı gösterip sayfalar dolusu yazıları yayımlamamızı bekleyen, yayımlanmadığı için de 'yeni yazılarla' meşgul eden Büktel’e karşı 'İstanbul Mahkemeleri’ni adres gösterdim”
(Kaynak: "Mustafa Demirkanlı 'İlkel ve İğrenç' Olmaya Devam Ediyor!")

Mustafa Demirkanlı, Büktel'e yönelttiği Ali-Cengiz oyunları suçlamasını bir tek, (yalnızca bir tek) somut örnekle kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 14
"Coşkun Büktel, editoryal seçim gibi bir kavramla tanışmamış olduğu için, istediği uzunlukta yazar ve sizi yayımlamakla yükümlü kılar, 'hayır, bu uzunlukta yazı yayımlayamam' deme hakkınız yoktur, derseniz, 'Sansürcü' oluverirsiniz"
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Büktel'in yazılarını "içerikleri" yüzünden değil de, "uzunlukları" yüzünden sansür etmiş gibi konuşan Demirkanlı, Büktel'in "Tiyatro Tiyatro" dergisine bir tek uzun yazı önerdiğini ya da kendisinin bir tek Büktel yazısını uzunluğu yüzünden reddettiğini kanıtlasın, Demirkanlı'ya fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Bu sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 15
"...iyisi mi Büktel kara çalmadan önce birazcık bakınsın sağa sola."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Demirkanlı, Büktel'in kendisine kara çaldığını (iftira ettiğini) kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Bu sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsı Demirkanlı adidir...

YALAN: 16
"Büktel’in söylediği şu cümle doğru, internet ortamında yer sorunu olmadığından istenilen uzunlukta yazılar değerlendirilebilinir, gerisi okura kalmıştır… ama bu lüks, bir dergi için geçerli değil, Büktel bunu da anlamamakta ısrar etti hep."
(Kaynak: Coşkun Büktel'e Sanatseverler Değil, Ancak "Sanatsavarlar" Yalancı Diyebilir)

Büktel'in yazılarını "içerik" yüzünden değil de "uzunluk" yüzünden yayımlamadığını kanıtlasın, Mustafa Demirkanlı'ya fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 17
"Yuh derler adama, narsizmin de bu kadarı derler… ama adama derler Coşkun Büktel’e değil."
(Kaynak: Demirkanlı'ya Son -Olmasını Umduğum- Cevap)

Demirkanlı, Büktel'in "yuh" çekilmeye layık ve "adam" olmayan bir yaratık olduğunu (örneğin Büktel'in bir tek yalanını; 17 değil, "bir tek" yalanını) kanıtlasın, kendisine fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 18
"Dün (1 Haziran) davetim üzerine ziyaretime geldi… ama öncesi var… 31 Mayıs’ta cep telefonumdan aradı, nerede olduğumu sordu, 'geliyorum' dedi. 'Arkadaşım, bir oyunun provasını izlemeye gidiyorum' demem de fayda etmedi, 'Olsun orada konuşuruz' demez mi?"
(Kaynak: Coşkun Büktel'i Anlamak...)

Demirkanlı, Büktel'i sanki 1 Haziran'da davet etmiş... ama öncesi varmış, yani 31 Mayıs'ta, yani davetten bir gün önce, Büktel, Demirkanlı'yı arayıp görüşmek için çok ısrar etmiş. Yani Demirkanlı, sanki ısrar üzerine, ertesi gün Büktel'i davet etmiş.

Oysa Büktel, davetten önce Demirkanlı'yı aramış değildi. Davet daha önce yapılmış, Büktel, uygun bir zamanında, Demirkanlı'yı aramıştı. Yani Büktel, Demirkanlı'yı "daveti üzerine" aramış ve konu bir an önce kapansın diye, Demirkanlı'nın izleyeceği provaya gelebileceğini ve orada görüşebileceklerini söylemişti.

Demirkanlı hem Büktel'i davet ediyor, hem de Büktel "geliyorum" dediğinde, nazlanıyor. Sonra da davet tarihini yanlış algılanacak biçimde belirsiz bırakıp, Büktel'i, "ısrar ederek kendini davet ettirmiş" gibi gösteriyor. Yani her zaman yaptığını yapıyor: "Sinsi" yalanlarla çamur atıyor.Demirkanlı, olayın (Büktel'in verdiği bilgiye uygun olarak) bizim anlattığımız gibi değil de, kendi anlattığı gibi gerçekleştiğini kanıtlasın, Demirkanlı'ya fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz!...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

YALAN: 19
"Ancak, Yayın Kurulu’ndaki arkadaşlardan biri -tam hatırlamıyorum ama, Orhan Aklaya olabilir- şu yanıtı verdi: 'Güzel, muhalif bir sesin olması güzel de, Coşkun’un Theope’nin dışındaki herhangi bir konuda muhalefetini gören, bilen var mı?' diye sorduğunda, Kerem’de ben de geri adım attık. Ve unuttuk. Söylenen o kadar doğruydu ki…"
(Kaynak: Coşkun Büktel'i Anlamak...)

Büktel'in Theope dışında herhangi bir konuda muhalefeti görülmediği doğruysa Demirkanlı (yada Orhan Alkaya'ya) yukarıdaki Limousine'i vereceğiz.

Demirkanlı yada Alkaya'nın iddiasının yalan olduğunu kanıtlamak bize düşer. Demirkanlı yada Alkaya, bu iddianın yalan olduğunu kanıtladığımızda eğer alçak olduklarını itiraf etmeye söz verirlerse; biz de, iddianın yalan olduğunu kanıtlayamadığımız takdirde hem alçak olduğumuzu kabul edecek, hem de ikisine de birer Limousine armağan etmeye söz veriyoruz!..

Demirkanlı ve Alkaya, sözlerinin arkasındaysa, hodri meydan!...

YALAN: 20
"bir başkası olsa tiyatrofanzini.com’un yayıncısı, en az elli sayfalık bir yazıyla o insanın ne kadar 'yalancı', 'sahtekar', Vandal' vs. vs. olduğunu ballandıra ballandıra anlatır da anlatır. İş Çetinkaya’ya dayanınca mahcupmuş… da, öne çıkmak istemiyormuş da.. git ya Coşkun, artık komik olmaya başladın."
(Kaynak: Coşkun Büktel'i Anlamak...)

Demirkanlı, Büktel'in, yayıncısı belli olmayan siteleri “yalancı”, “sahtekar”, "Vandal” vs. vs. diye aşağılayacağını ama tiyatrofanzini.com editörü Feridun Çetinkaya'yı aşağılamadığını bunun komik olduğunu söylüyor. Demirkanlı, Büktel'in herhangi bir siteyi "sırf" sahibi belli olmadığı için aşağıladığına dair somut bir tek örnek verirse, Demirkanlı'ya fotoğraftaki Limousine'i armağan etmeye söz veriyoruz...

Biz sözümüzü yerine getirmezsek adiyiz; ama suçlamasını kanıtlamazsa Demirkanlı adidir...

***

Yukarıdaki suçlamalarının herhangi birinin yalan olmadığını kanıtlasın, Mustafa Demirkanlı'ya fotoğraftaki Limousine'i armağan edeceğiz. yirmisini de kanıtlarsa, yirmi Limousine vereceğiz!...

Yalanlarının yalan olmadığını, gerçek olduğunu kanıtlasın; Demirkanlı'ya Limousine vermenin yanı sıra, alçak olduğumuzu açıklayacak, okurlar ve Demirkanlı'dan özür dileyeceğiz!...

Yalanlarının yalan olduğunu kabul ederse (yada en azından utanmayı ve susmayı becerirse), Demirkanlı'dan Limousine istemiyoruz; alçaklığının tescil edilmiş olması bize yeterli!...Biz, her zaman verdiğimiz sözü yerine getirdik. Yine getireceğiz...

Demirkanlı'nın yalanlarını teşhir etmeyi sürdüreceğiz. Yalan makinesi Mustafa Demirkanlı, sadece yirmi yalan teşhiriyle kurtulamaz!...

Tıklayınız:
YALAN: 23
YALAN: 22
YALAN: 21
YALAN: 20
YALAN: 19
YALAN: 18
YALAN: 17
YALAN: 16
YALAN: 15
YALAN: 14
YALAN: 13
YALAN: 12
YALAN: 11
YALAN: 10
YALAN: 9
YALAN: 8
YALAN: 7
YALAN: 6
YALAN: 5
YALAN: 4
YALAN: 3
YALAN: 2
YALAN: 1