Fakir Baykurt Sahnesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fakir Baykurt Sahnesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2007 Pazartesi

tavır kampanyamızı destekliyor...

Merhaba, metni "kültür sanat yaşamında tavır dergisi" olarak imzalıyoruz. Selamlar.


Medya için haber değeri olmayan kampanya!...


Oyun'un notu: Kampanyamız, Münir Özkul adının, (Münir ustanın şöhretiyle daha uyumlu bir başka salona verilmek üzere) Fakir Baykurt adıyla değiştirilene; devrimci tiyatro geleneğinin simge mekanlarından biri olan TÖS salonunun adı “Fakir Baykurt Sahnesi” oluncaya dek sürecek!...

Türkiye Öğretmenler Sendikası gibi devrimci bir kurumun (ilk genel başkanı Fakir Baykurt) atmışlı yıllarda kurduğu salon; devlet tarafından kutsanan (1998’de Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” sıfatıyla onurlanan) Münir Özkul adıyla pazara sürülüyor...

Binlerce insanın emeği, öldürülen TÖS üyelerinin mirası, Fakir Baykurt gibi önemli bir kültür emekçisinin katkılarıyla bugüne gelmiş olan salon; hiçbir devrimci eylemliliğe katılmamış (üstelik, Fakir Baykurt ve tüm Baykurt'lara kan kusturan devletin Kültür Bakanlığınca “Devlet Sanatçısı” unvanı ile taçlandırılmış) olan Münir Özkul adıyla, kendine yabancılaştırılmak, geleneğinden ve kimliğinden soyutlanmak, ticarileştirilmek isteniyor...

Münir Özkul adının, bir an önce Fakir Baykurt adıyla değiştirilmesini, TÖS salonunun “Fakir Baykurt Sahnesi” adıyla, devrimci geleneğine uygun bir kimlikle yaşatılmasını istiyoruz. "İyi İnsanlar Görev Başına..." sloganının aldatıcılığına kanmıyor ve asıl görevin daha ilk adımda, salonun adını doğru belirlemek olduğunu düşünüyor; ve salonun adı doğru belirlenmedikçe, orada yapılacak etkinliklerin doğrultusu da doğru belirlenmemiş olacaktır, diyoruz. (Münir Özkul’a karşı değiliz, onun “farklı” yeteneğine farklı zeminlerde saygı duyabiliriz) ama TÖS salonu ve devrimci tiyatro geleneğini sürdürmek zemininde samimiysek, tercih etmemiz gereken isim, Münir Özkul değil, Fakir Baykurt’tur...


Destekleyenler:

Öner Yağcı
FAKİR-DER
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Mavi Liman
Erol Özyiğit
Seyyit Nezir
tavır dergisi
Ozan Yılmaz
abece dergisi
Polat İnangül
Kazım Şimşek
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Mustafa Kaplan
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sabri Kuşkonmaz
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Özgür Ozan Yüksekdağ
Gamze Çakır Yüksekdağ
Bulunmaz Kültür Merkezi
Berfin Basın Yayın
(İsmet Arslan, Berfin, Berfin Bahar, Kora Yayın, AsyaŞafak Yayınları)

tıkla

9 Eylül 2007 Pazar

Kazım Şimşek kampanyamızı destekliyor...

Tiyatro sanatçısı, mitoloji uzmanı, elektronik ve haberleşme mühendisi Kazım Şimşek, emeğin safında yer alıp, TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) salonunun MÖS (Münir Özkul Sahnesi) olarak piyasaya sürülmesine karşı çıkıyor. Bu salonun, Fakir Baykurt Sahnesi adıyla yaşamasını belirtiyor. Kendisine teşekkür ediyoruz...


Kamyanyamızı destekleyenler:

Öner Yağcı
FAKİR-DER
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Mavi Liman
Erol Özyiğit
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
abece dergisi
Polat İnangül
Kazım Şimşek
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Mustafa Kaplan
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sabri Kuşkonmaz
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Özgür Ozan Yüksekdağ
Gamze Çakır Yüksekdağ
Bulunmaz Kültür Merkezi
Berfin Basın Yayın
(İsmet Arslan, Berfin, Berfin Bahar, Kora Yayın, AsyaŞafak Yayınları)

tıkla

8 Eylül 2007 Cumartesi

Fakir Baykurt Sahnesi yaşatılmalı!...

Devrimcilerin, halk sanatçısı Fakir Baykurt Sahnesi adını dayatmasına (tıkla) karşın, devlet sanatçısı Münir Özkul adında ısrarcı olan piyasa tiyatrocuları, Münir Özkul'un medyatik adından yararlanarak parsayı toplamayı düşünüyorlar...

Nasıl ki, "sabahın bir sahibi var"sa, devrimci tiyatronun da "sahibi var"... "Sorarlar bir gün sorarlar"...

Tiyatroyu piyasa kültürüne eklemlemek için yayın yapan tiyatronline'dan aktarıyoruz:


"YEŞİL PAPAĞAN LİMİTED" Münir Özkul Sahnesi İçin Perde Açmaya Devam Ediyor…...


Münir ÖZKUL Sahnesi'nin açılması için, sanatçılar görev başında.

Memet Baydur'un yazdığı , Nazif Uslu'nun Yönettiği, Sahne tasarımı Cengiz Çakıcı'ya , Kostüm tasarımı Nurhan Uslu'ya , Işık tasarımı Emrah Sürücü,Efektlerin Savaş Tokmak 'a ait Müziklerini ise Ersin-Meliha- Yusuf Bişgen 'in Yaptığı oyun günümüz Türkiye'sinde sıkça yaşanan yolsuzlukları mafyanın uzandığı birçok alanın, işlevsiz hale gelen bazı kurumları ve bunların sonucunda değerlerdeki yozlaşmayı tartışıyor. Oyun, toplumun birçok farklı kesiminden insanlarla mafya denilen organize suç örgütlerinin ilişkileri temellen diriyor. Farklı alanlardaki (politikacı, gazeteci, sanatçı, sporcu, iş adamı) mafya babalarıyla olan ilişkilerin boyutu ve içeriği bir yandan oyunun dünyasını yaratırken diğer yandan da gerçek dünyayı yansıtıyor.

OyuncularNazif USLU, Kerem DEMİRTÜRK, Zehra EVLİYA, Deniz ATAM, Bülent ŞAHİN, Cenk ŞENGÜL, Ramazan ATBAŞ, Naz SAĞLAM, Eylül BAŞOĞLU, MEHMET VARSAK, Deniz ÖZEN,Uygur EROL Nurhan USLU, Onur UÇAR, Deniz EROL Nesrin UÇAR15 Eylül 2007 Cumartesi Şişli Kültür Merkezi 20.0022 Eylül 2007 Cumartesi Şişli Kültür Merkezi 20.0028 Eylül 2007 Cuma Nazım Hikmet Kültür Merkezi Saat 21,0029 Eylül 2007 Cumartesi Şişli Kültür Merkezi 20.00

Ayrıntılı Bilgi :Deniz ATAM 0535 481 51 51 / 0546 292 52 28Nurhan USLU 0536 286 06 16web: www.munirozkulsahnesi.com e:posta: munirozkulsahnesi@gmail.com

Kamuoyunun bildiği gibi bir grup genç, cesur insanın Aksaray da bulunan İstanbul Eğitimciler Derneği'nin alt katında ki tarihi sahneyi yeniden restore edip İstanbul'a yeni bir sahne kazandırma çabaları basında ve kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.

İstanbul Eğitimciler Derneği Kültür Salonu

Önce TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası), TÖS kapatıldıktan sonra TÖBDER (Türkiye Öğretmenler Birliği Derneği) olarak hizmet veren bina 12 Eylül Dönemi'nde faaliyetlerden men edilerek kayyuma devredilmişti.

Emekleri ve ödedikleri aidatlarla binanın sahibi olan öğretmenler yıllar sonra binanın tekrar kullanım hakkını elde ettiler.

Tiyatro salonu olan alt kat bakımsızlıktan harap olmuş durumda.

68 kuşağı liderleri seminerlerinin ilklerini bu salonda verdiler. Önemli toplantı ve tartışmalar bu salonda yapıldı. En güzel tiyatro oyunları bu salonda oynandı.Ülkemizin içinde bulunduğu, emperyalist kültürel kuşatma sonucu 2010 yasası içerisinde sahnelerimizin yıkım kararı vardır. Bu kuşatmaya karşı durmak, kendi kültürel değerlerimizi öne çıkartmak için tüm kültürel sanat alanları mücadele bayrağını açmalı, aktif bir şekilde “2010 İSTANBUL AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ” projesindeki kuşatmaya karşı durmalı, alternatif kültür politikaları üreterek yaşam alanlarımızda söz sahibi olmalıdır.

İşte tam bu noktada Münir Özkul Sahnesi'nin başlattığı kampanya çok anlamlıdır.Sanatın gerçek sahiplerinin bir karşı duruş ifadesidir. Bu nedenle bu kampanyaya destek verilmeli. Münir Özkul Sahnesi en iyi şekilde restore edilip alternatif sanat üretimlerinin gerçekleştirileceği bir merkez halini alması sağlanmalıdır.

Yaşadığımız bu topraklarda iyi insanların hala çoğunlukta olduğuna inancımız hiç yitmedi. Şimdi kendi emeğimize, kültürümüze, sanatımıza sahip çıkmak için görev zamanıdır…

İYİ İNSANLAR GÖREV BAŞINA…

tıkla

6 Eylül 2007 Perşembe

Polat İnangül kampanyamızı destekliyor...

Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Sahne Sanatları Doktorantı olmasına karşın, haklıdan ve emekten yana tavır alabilme yetisini geliştirmiş olan Polat İnangül; TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) tarafından kurulan tiyatro salonunun adının MÖS (Münir Özkul Sahnesi) olarak piyasaya sürülmesine karşı. O da, bizim gibi Fakir Baykurt Sahnesi adında diretiyor. Kendisine teşekkür ediyoruz...


Merhaba Bulunmaz Tiyatro...

Bu konuda tartışılacak bir durum yok... Elbette TÖS'ün salonu Fakir Baykurt Sahnesi olmalı... Doğrusu ve yakışanı budur... O salon bu ismi hakediyor... Devlet Münir Özkul Usta'nın adını yaşatmak istiyorsa yeni bir sahne yaptırsın...

Bu kampanyayı gönülden destekliyorum... Bu konuda bir yazı yazıp destek vermek istiyordum... Ancak yoğunluğumdan dolayı olmadı o yüzden kampanyaya destek bildirim gecikti...

Dostlukla...

Polat iNANGÜL

Gamze Çakır ve Özgür Ozan kampanyamızı destekliyor...

Kanıksanmış kapitalist kültür taşıyıcılarından biri olan Münir Özkul'un adında ısrarcı olan mantığa karşı savaşımımız sürüyor. TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) tarafından, büyük bir özveriyle kurulan tiyatro salonu, MÖS (Münir Özkul Sahnesi) olarak piyasaya sürülmek isteniyor. TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt'un adında ısrar eden dergimiz, TÖS salonunun adının Fakir Baykurt Sahnesi olmasını dayatıyor. Halk da bizden yana tavır koyuyor...

Psikolog, yazar, tiyatrocu, müzisyen Özgür Ozan Yüksekdağ ile eğitim emekçisi, tiyatrocu, müzisyen Gamze Çakır Yüksekdağ çifti de, emekten yana insanlar olarak, doğruyu, Fakir Baykurt Sahnesi adını destekliyorlar. Kendilerine teşekkür ediyoruz...


Selam Hilmi Hocam,

Biz de, Özgür Ozan Yüksekdağ ve Gamze Çakır Yüksekdağ olarak, TÖS'ün salonunun sahne isminin Fakir Bayburt Sahnesi olmasını yürekten destekliyoruz.

En kısa zamanda görüşmek üzere.


Sevgiler...

4 Eylül 2007 Salı

Mustafa Kaplan kampanyamızı destekliyor...

Dans, çağdaş dans, dans tiyatrosu... konularında, uluslararası üne sahip Mustafa Kaplan da, tavrını emekten yana koydu: TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) tarafından, büyük özverilerle kurulan tiyatro salonunun adının Fakir Baykurt Sahnesi olarak "tescil edilmesi" gerektiğini belirti. Kendisine teşekkür ediyoruz...


Merhabalar,

Geciken cevabım için kusuruma bakmayın. Bir aydır yurtdışındayım (Berlin). Maillerimi çok sık kontrol edemiyorum ve yazamıyorum. Fakir Baykurt Sahnesi kampanyanızı kişisel olarak destekliyorum. ( Münir Özkul'u da rencide etmeden bir yol bulunmasını diliyorum.) Daha iki hafta Berlin'de olacağım. Dans tiyatrosu ile ilgili yazıyı ay sonuna doğru yazabilirim...

Hoşçakalın...

Mustafa Kaplan

3 Eylül 2007 Pazartesi

Halk Sanatçısı Baykurt adını yaşatmak isteyenler...

TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) salonunun, Fakir Baykurt Sahnesi olarak adlandırılıp, halka hizmet sunmasını

Destekleyenler:

Öner Yağcı
FAKİR-DER
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Mavi Liman
Erol Özyiğit
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
abece dergisi
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sabri Kuşkonmaz
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Bulunmaz Kültür Merkezi
Berfin Basın Yayın (İsmet Arslan, Berfin, Berfin Bahar, Kora Yayın, AsyaŞafak Yayınları)

tıkla: OYUN

Devlet Sanatçısı Özkul adını yaşatmak isteyenler...

TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) salonunun, MÖS (Münir Özkul Sahnesi) olarak düzene eklemlenip, piyasaya sunulmasını

Destekleyenler:

Nazım Hikmet Kültür Merkezi
68'liler Birliği
İstanbul Eğitimciler Derneği
Sanat Cephesi
Tiyatrom.com
Tiyatroevi.com
Açıkça Tiyatro T.
Tiyatral İstanbul
NHKM Tiyatro Topluluğu
Umut T. Eğitimci
Tiyatronline.com
Yön Fm
Küba Dostluk Derneği
Nazım Oyuncuları
Değişim Atölyesi Oyuncuları


tıkla: Münir Özkul Sahnesi

Sabri Kuşkonmaz kampanyamızı destekliyor...

Hukukçu, şair, romancı, sinemacı... Sabri Kuşkonmaz*, TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) salonunun MÖS (Münir Özkul Sahnesi) olmasına karşı. TÖS salonunun Fakir Baykurt Sahnesi olmasını istiyor ve kampanyamıza imzasıyla destekliyor. Kendisine teşekkür ediyoruz...


*Sabri Kuşkonmaz


Üzerine bir türlü sindiremediği avukatlığı sayesinde evine ekmek götürür. Zaman zaman da kıyma götürür…

Şair, denemeci, sinemacı, öykücü, eleştirici… dir. Yüreğinin derininde sipsiye sığınmış efeler vardır. Bir gözü denize, bir gözü dağlara bakar. Yüzünün kımıltısızlığında her an bir yanardağ patlar. Hem de Türkçe…

Besam, Pen ve T.Y.S. gibi önemli kuruluşlarda sorumluluklar alan Sabri, “geyik muhabbeti”nden hiçbir zaman hoşlanmaz. O’nun bulunduğu yerde, mutlaka üretim vardır. Hiçbir şey olmazsa, “insan derisiyle kaplı anayasa” gündeme gelir…

Bulunmaz Kültür Merkezi açıldığı günden başlayarak, her anlamda Sabri Kuşkonmaz’ı yanıbaşımızda gördük. Tüm saldırılara, hukuksal anlamda yanıt verme yürekliliğini göstermiş, adeta bizlere rehber öğretmenlik yapmıştır. O’nun yanıbaşımızda bulunduğu zamanlar, daha yürekli hissediyorduk kendimizi…

Bir çocuğun, yeni bir oyun öğrendiğinde, en yakınına gösterebilme coşkusunu sürekli olarak yüreğinde taşıyan Sabri, daha taslak durumunda olan şiirlerini bile, bizlerle üleşmekten erinmez, zevk alırdı. Hala da öyle…

İki ayağımızın bir postala sığdırılmak istendiği günlerde, nasıl bir sonuç alabileceğini tam kestiremese de, yayınevimizin “iş” yapması adına, önemli yapıtlarından biri olan “Postallar” adlı kısa film öykülerini bize bastırtmıştı. Çeşitli dizgi yanlışlarına sahip olan kitabını yine de bağrına basma babacanlığını göstermişti…

Yüreğimize işlemeyen mührün gerisinde bulunan tiyatro salonunda, küçük olanaklarla çektiği kısa filmlerinde oyuncu olarak görev aldığım için çok hoşnutum. İlk yönetmenlik denemesi olan bu kısa filmler, Sabri’ye önemli deneyim kazandırdı…

Gazi Mahallesi, Metin Göktepe… gibi önemli toplumsal olayların ardılı olan davalara, her türlü “tehlike”sine karşın katılan Sabri Kuşkonmaz, faşizmin her türlüsüne karşı mücadele azmiyle donanmış genlere sahiptir. Dedik ya, efe ruhlu delikanlıdır…

Hem İstanbul Barosu (zorunluluk) ve hem de Çağdaş Hukukçular Derneği’ne üyedir. Para canlısı değil, insan canlısıdır. O yüzden zaman zaman iflas aşamasına gelir. Hukuk bilgisinin dışında önemli bir parasal yatırım gerektirmeyen bir mesleğe sahip olduğundan, bir türlü iflas etme yetisini geliştiremez...

Fethiyeli Ramazan Güngör’ün hemşehrisidir. Ramazan Güngör, çok önemli bir müzisyendir. Kalan Müzik’in sayesinde ölümsüzler kervanına katılan Güngör de, Sabri Kuşkonmaz’ın hemşehrisidir. Ha, bu arada, (az da olsa) Sabri Kuşkonmaz sipsi çalar. İstanbul’da kurulu bulunan Muğlalılar Derneği’ne de üye olan Sabri, çocukluğunda yaşayan bir düşbazdır…

Aynı zamanda iyi bir aşçı olduğu rivayet edilen Sabri, kötü bir “yiyici”dir. Her zaman tost yer, kuşburnu içer. Sürekli kuşburnu içmesinin etimolojik boyutunu anlamak kolaydır; bu içeceğin ilk hecesiyle, soyadının ilk hecesi aynıdır. Bu bağlamda Sabri, hececilerden sayılır.

(Bulunmaz Kültür Merkezi’nin bilinçli saldırı sonucu kapatılmasının ardından yazılmıştır, 2000)

tıkla: hilmibulunmaz.com

2 Eylül 2007 Pazar

Fakir Baykurt adı yaşatılmalı!...

Fakir Baykurt adı yaşatılmalı!...

Fakir Baykurt adı yaşatılmalı!...


Oyun'un notu: Kampanyamız, Münir Özkul adının, (Münir ustanın şöhretiyle daha uyumlu bir başka salona verilmek üzere) Fakir Baykurt adıyla değiştirilene; devrimci tiyatro geleneğinin simge mekanlarından biri olan TÖS salonunun adı “Fakir Baykurt Sahnesi” oluncaya dek sürecek!...

tıkla: OYUN

TÖS'e TOS'layan MÖS!...




Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın; binbir güçlükle kurduğu İstanbul'daki TÖS salonu, MÖS (Münir Özkul Sahnesi) adıyla piyasaya sürülmek isteniyor. Münir Özkul, devlet sanatçısı olarak, egemenlerin tiyatro salonlarına yakışan bir ad. 12 Mart Faşizmi'nin kapattığı TÖS ve 12 Eylül Faşizmi'nin kapattığı TÖB-DER'in mekanlarından biri olan salonun, TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt adını taşıması gerekiyor: Fakir Baykurt Sahnesi... Bunu, bir kampanyayla dayatıyoruz. Kampanyamızı destekleyen kişi, kuruluş ve kurumlara teşekkür ediyoruz...


Destekleyenler:

Öner Yağcı
FAKİR-DER
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Mavi Liman
Erol Özyiğit
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
abece dergisi
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Bulunmaz Kültür Merkezi
Berfin Basın Yayın (İsmet Arslan, Berfin, Berfin Bahar, Kora Yayın, AsyaŞafak Yayınları)

tıkla:
OYUN

Fakir Baykurt adı yaşatılmalı!...



Medya için haber değeri olmayan kampanya!...


Oyun'un notu: Kampanyamız, Münir Özkul adının, (Münir ustanın şöhretiyle daha uyumlu bir başka salona verilmek üzere) Fakir Baykurt adıyla değiştirilene; devrimci tiyatro geleneğinin simge mekanlarından biri olan TÖS salonunun adı “Fakir Baykurt Sahnesi” oluncaya dek sürecek!...


Türkiye Öğretmenler Sendikası gibi devrimci bir kurumun (ilk genel başkanı Fakir Baykurt) atmışlı yıllarda kurduğu salon; devlet tarafından kutsanan (1998’de Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” sıfatıyla onurlanan) Münir Özkul adıyla pazara sürülüyor...

Binlerce insanın emeği, öldürülen TÖS üyelerinin mirası, Fakir Baykurt gibi önemli bir kültür emekçisinin katkılarıyla bugüne gelmiş olan salon; hiçbir devrimci eylemliliğe katılmamış (üstelik, Fakir Baykurt ve tüm Baykurt'lara kan kusturan devletin Kültür Bakanlığınca “Devlet Sanatçısı” unvanı ile taçlandırılmış) olan Münir Özkul adıyla, kendine yabancılaştırılmak, geleneğinden ve kimliğinden soyutlanmak, ticarileştirilmek isteniyor...

Münir Özkul adının, bir an önce Fakir Baykurt adıyla değiştirilmesini, TÖS salonunun “Fakir Baykurt Sahnesi” adıyla, devrimci geleneğine uygun bir kimlikle yaşatılmasını istiyoruz. "İyi İnsanlar Görev Başına..." sloganının aldatıcılığına kanmıyor ve asıl görevin daha ilk adımda, salonun adını doğru belirlemek olduğunu düşünüyor; ve salonun adı doğru belirlenmedikçe, orada yapılacak etkinliklerin doğrultusu da doğru belirlenmemiş olacaktır, diyoruz. (Münir Özkul’a karşı değiliz, onun “farklı” yeteneğine farklı zeminlerde saygı duyabiliriz) ama TÖS salonu ve devrimci tiyatro geleneğini sürdürmek zemininde samimiysek, tercih etmemiz gereken isim, Münir Özkul değil, Fakir Baykurt’tur...


Destekleyenler:

Öner Yağcı
FAKİR-DER
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Mavi Liman
Erol Özyiğit
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
abece dergisi
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Bulunmaz Kültür Merkezi
Berfin Basın Yayın (İsmet Arslan, Berfin, Berfin Bahar, Kora Yayın, AsyaŞafak Yayınları)

tıkla: OYUN

29 Ağustos 2007 Çarşamba

FAKİR-DER kampanyamızı destekliyor...

TÖS'ün (Türkiye Öğretmenler Sendikası) hakkının MÖS'e (Münir Özkul Sahnesi) verilmemesi noktasında diretiyoruz. TÖS'ün temsil ettiği, emek eksenli bir evren oluşturma sürecini sekteye uğratan 12 Mart Faşizmi ve TÖB-DER'in temsil ettiği aynı anlayışı sekteye uğratan 12 Eylül Faşizmi'nin tüm engellemelerine karşın, TÖS, TÖB-DER adının yaşatılmasında diretiyoruz...

TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt'un adını, Burdur'dan tüm dünyaya haykıran FAKİR-DER yöneticilerine, verdikleri destek ve yaptıkları yorum için teşekkür ediyoruz:


Burdur Fakir Baykurt Kültür Sanat Derneği'nin Görüşü:

Fakir Baykurt'un döneminde çok değerli sanatçıların alınterleri ve TÖS'ün emeği ile kurulan TÖS tiyatrosunun tiyatro amaçlı canlandırılması çok önemlidir. Ancak emek hakkı kuşkusuz TÖS geleneğini sürdürenlere aittir.

Bu amaçla tiyatronun adının elbette Fakir Baykurt olması gerekir. Olması için de girişimde bulunuruz. Yalnız kampanyayı yürütenler bir şeyi iyi söylemelidir: Fakir Baykurt, asla Münir Özkul'u incitmezdi. Hatta onun adını da önerirdi. Ancak emek hakkının TÖS'e verilmesi koşuluyla. Münir Özkul adına zarar vermeden, ona da saygımızı belirterek, öncelik hakkının Fakir Baykurt'a ait olduğunu belirtmek isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

FAKİR-DER Yön. Kurulu
Yönetim Kurulu üyesi
K. Semra Eren
Burdur

27 Ağustos 2007 Pazartesi

abece dergisi kampanyamızı destekliyor...

Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın; canı, kanı, emeği, enerjisi, parasıyla... kurduğu, İstanbul'daki tiyatro salonuna, hiç de şık olmayan biçimde, Münir Özkul Sahnesi (MÖS) adı verilmek isteniyor. Biz, o salonun adının Fakir Baykurt Sahnesi (FBS) olmasını dayatıyoruz. Bu konuda bir kampanya başlattık ve çığ gibi destek yağıyor. MÖS, TÖS'e TOS'ladı!...

abece dergisi de kampanyamızı destekliyor. Teşekkür ediyoruz:


Merhaba

Kampanyayı destekliyoruz. Adımızı ekleyebilirsiniz.Metinleri abece Dergisinin Eylül sayısında yayımlayacağız.

Hasan Fahri Vural

24 Ağustos 2007 Cuma

Tiyatro TÖS

Fotoğraf: TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt


Özgür Başkaya


TİYATRO TÖS

(Türkiye Öğretmenler Sendikası Tiyatrosu) ve Sermet Çağan


1966 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) bir tiyatro kurma kararı alır. Bu sendikaların tiyatroya yaklaşımları adına çok önemli bir gelişimdir. Bu önemli gelişimin özel bir yanı ise 270 sendika şubesini, yani tüm Türkiye’yi dolaştırma kararı almış olmasında yatar. Bu dönem için ve hatta şu an bile inanılmaz önemli bir olaydır, girişimdir, çabadır. Tiyatronun yararını, gereğini anlamış bu sendikanın kurduğu tiyatronun başında Sermet Çağan vardır...

Değerli yazarımız Aziz Nesin şu değerlendirmeyi yapar: “TÖS Tiyatrosu Hoca’nın göle maya vurması gibi bir semboldür. Onun dışında başka bir şey değildir. Sermet de bu işe başlarken, ben başlarkenki düşüncelerini bilmiyorum ama başladıktan kısa bir süre sonra Ören’e gidip görmüştük, o zaman konuşmuştuk; işin sürmeyeceğini ama buna başlamak gerektiğini biliyordu, inanıyordu. Başlama biçimi bir işin uzun sürüp sürmeyeceğini gösterir. Yalnız şu vardı ki bir birikim yapacaktı. Öyle umduk, ben de öyle umdum. Bundan sonra sendikalar tiyatro kurmaya daha esaslı yönden atılabilirler. Gene de bu atılımı birikim sayıyorum. Aradan zaman geçse bile sendikalar er geç bu yola döküleceklerdir. Sermet de bunu sanıyorum başlangıçta düşündü.”

Tiyatro TÖS’ ün önemli özelliklerinden biri de, sendikanın örgütlü bulunduğu tüm merkezlere turne yapmayı planlaması ve denemesidir. Böylece tiyatro iki-üç kentin hegemonyasından kurtulacak ve geniş halk yığınlarını yönlendirebilecektir. Tiyatronun öğretim işlevi de eğlendirme işleviyle birlikte, belki hiç tiyatro görmemiş, belki de olumsuz örneklere tanık olmuş Anadolu insanına başka bir bakışı da kazandırmış olacaktır.

Önemli tiyatro insanımız “Oyun” dergisinin özel sayılarından birinde şu tespiti yapar. “(…) Bir yere bağlanıp kalmak yerine uzun süreli bilgileri tercih etmektir. Bir kentin sınırları içine tutuklanmış tiyatronun ne denli olumlu olursa olsun, dar bir çevre dışına yarar sağlayamayacağı açıktır. Oysa şimdiye değin tiyatro görmemiş ya da tiyatro adı altında uyduruk toplulukları göre göre, duya duya tiyatroyu yanlış tanımış çoğunluğun ayağına gitmek, Türkiye ölçüsünde yararlı olmayı düşünmenin ilk ve gerekli koşuludur. Demek ki, gezerek eğitmek yöntemini seçtikleri için, bu kuruluşlardan verimli sonuçlar bekleyebiliriz.”

Tiyatronun yönetimine atanan Sermet Çağan 270 şubeye 17 soruluk anket yollamıştır. Bunun amacı turneye çıkmayı amaçlayan TÖS Tiyatrosunun karşılaşacağı durumları öğrenmeye çalışmak ve yapılan etkinliği başarıya ulaştırmaktır. İlk planda altmış civarında geri bildirim alır ki bu dörtte birden bile az bir sayıdır. Yine de; öncelikleri belirlemek, gidilecek mekân hakkında bilgi edinmek, ekonomik koşulları, salon kiraları, belediye vergisinin maliyeti, ilan masrafları ve bilet ücretleri, yemek ve yatak organizasyonlarının durumu, bölgeye ne zaman turne yapılabileceği, iklim koşulları vb. gibi teknik soruların yanıtlarını almayı amaçlamaktadır.. Ayrıca bölgeye hangi tiyatroların daha önce gittiği, başarı oranları ve bölgenin sevdiği-sevmediği türlerin neler olduğu ile ilgili direkt tiyatroyu ilgilendiren sorular da vardır. Bölgede tiyatro denemelerinin olup olmadığı, sendikaya kayıtlı tiyatro yazarının var olup olmadığı gibi sorular da yapılan çalışmanın nitel olarak önemini göstermesi bakımından önemlidir.

Tahir Alangu ankete verilen yanıtları değerlendirirken aynı zamanda bu anketin önemi üzerinde de durur: “Sermet Çağan bütün yaz boyunca bu işe koşulmuş, ekibini kurup repertuarını hazırlarken, bir yandan da TÖS’ün (Türkiye Öğretmenler Sendikası) bütün Türkiye’ye yayılmış 270 şubesine yolladığı 17 soruluk bir anketle sendikanın bu öncü tiyatro hareketini destekleme olanaklarının gerçek durumunu araştırmağa girişmişti. Ancak bir aydır yürütülmesine çalışılan bu ankete şimdiye kadar gelen cevaplar (Eylül başı) 62 tane olduğuna göre şubelerin dörtte üçünden henüz cevap alınamamıştır. Bu cevaplardan sendika bölgelerinde bir öncü-gezginci tiyatronun bütün olanakları belirmiş sayılabilir. Biz de şimdiye kadar bu anlamda geniş, gerçeklere ve amaçlara yönelmiş bir anket yapılmadığını da burada belirtmeliyiz.”

TÖS’ün bir sendika tiyatrosu olması da, oyuncuların özlük hakları için özel bir örnek teşkil etmiştir. Olması gerekene yaklaşmak adına yapılan çalışmaların önemi geleceğe örnek olmak adına da mühimdir. Sanatta istemli yada istemsiz sömürüye karşı bir duruşu olan TÖS deneyi için şu görüşleri ortaya atar Günay Akarsu:

“Sermet Çağan, hazırlanan tüzüğe uygun olarak, tiyatronun oyuncu ve teknik elemanlarıyla anlaşmalar yaptı. Burada biraz durmak yerinde olacak Devlet Tiyatroları ve Belediye Tiyatroları dışında özel tiyatrolarda oyuncular ve teknik elemanlar, kendi hakları için yeterince çalışmadıkları, bir sendika çevresinde bilinçli olarak toplanamadıkları için, hiçbir zaman güvenli bir çalışma düzenine kavuşamamışlardır. Birçok oyuncu her tiyatro mevsimi başında işsiz kalmış, hiçbir neden gösterilmeden tiyatrodan çıkarılmış, (yani sözleşmesi yenilenmemiş), hatta bazı oyuncular hiç sözleşmesiz çalıştıkları için mevsim ortasında açıkta kalmışlardır. Özel tiyatrocularımızın kişiliğine bağlı kalmıştır hep, tiyatrocuların geleceği. Tiyatro TÖS bu anlamda bir özel tiyatro olmadığı emeğin karşılığını tam olarak sağlamakla yükümlü bir kurumun, bir sendikanın tiyatrosu olduğu için bu alanda da örnek bir tutumla işe başlamış; topluluğun her elemanıyla, hiç değilse bir yıl için sağlam anlaşmalar yapmıştır. Bu da yerinde bir davranıştır.”

Tiyatro TÖS’ün kuruluşunu gerçekleştiren “Türkiye Öğretmenler Sendikası”nın Genel Başkanı büyük edebiyat adamımız, ünlü romancı Fakir Baykurt’tur. “İlk Sendika Tiyatrosunu Kurarken” isimli yazısında süreci -Oyun dergisinin eğitici ve gezici tiyatrolar özel sayısı- şöyle değerlendirmiştir:

“‹Türkiye Öğretmenler Sendikası› olarak, bu büyük davayı bir ucundan tutup Türk toplumuna küçük bir “kültür hizmeti” yapmayı düşündük. Fazla geniş olmayan olanaklarımızı, bir ülkücü yönetmen ve sanatçı ekibiyle sendikamızın tiyatrosunu, yani “TİYATRO TÖS”ü kurduk.

TİYATRO TÖS bir gezici tiyatrodur. Yılın on bir ayında, Türkiye’yi yol yol, bölge bölge gezerek, kültür merkezlerinden uzak il ve ilçelerde ve fırsat buldukça yol üstündeki köylerde 231 temsil verecektir. Program dışı matinelerle bu sayı biraz daha yükseltilecektir. Bir yıl içinde sadece iki oyun sunulacaktır. İlk oyun, geçen yıl Ankara’da uzun süre oynayan ve çok sevilen “Ayak Bacak Fabrikası”dır. Oyunun yazarı sayın Sermet Çağan aynı zamanda TİYATRO TÖS’ün yönetmenidir.

Bu birinci yıl bizim düşündüğümüz hizmetin ilk basamağıdır. Bir yıl içinde çok tecrübe kazanacağımızı, koşullarımızı ve olanaklarımızı daha iyi öğreneceğimizi umuyoruz. İkinci yıl, daha iyi düzenlenmiş bir kültür hizmetine girişeceğiz. Ekip ve oyun sayısını yükselterek, TİYATRO TÖS’ün dört beş koldan dolaşmasını sağlayacağız.

TİYATRO TÖS, Sendikamızın sadece Genel Merkezinden gelme bir iş değildir. Bu iş düzenlenirken il ve ilçelerdeki şubelerimizle, geniş yazışmalar yapılmış, toplantı ve seminerlerimizde konu tartışılmış, böylece TİYATRO TÖS, Şubelerin ve Genel Merkezin ortaklaşa yürüteceği bir “kültürel organizasyon” haline getirilmiştir. Ekipteki sanatçılarla olan ilişkilerimizde basit bir çalışan çalıştıran ilişkisi değildir, ondan daha ileride, iki ülkücü kütlenin, sanatçıların ve öğretmenlerin işbirliğine dayanan arkadaşça bir ilişkidir. Onlar büyük merkezlerdeki işlerini ve ailelerini bırakarak, çok az insanın katlanabileceği, yazlı kışlı on bir aylık çetin bir yolculuğa çıkmaktadırlar. Zorluklarla dolu olan bu yolculuğu bitirdikleri zaman bizim kendilerine verebileceğimiz, sadece bir aylık tatildir. Ama onların öğretmenlere ve Türk toplumuna yapacakları hizmet bundan kat kat fazladır. Başarıya ulaştığı zaman övüncünü beraber bölüşeceğimiz bu işin asıl yükünü onlar çekeceklerdir. Böylece bir yandan büyük merkezlere sıkışıp kalmış sanatçılara, sanatçı olacak çocuklara, bir yandan da büyük aydınlara çok anlamlı bir örnek vermektedirler. Yarın kendilerini saygı ile kutlayacağımız günü sabırsızlıkla beklemekteyim.

TİYATRO TÖS’ü kurarken bizim iki amacımız vardır. Birincisi, 624 sayılı “Devlet Personeli Sendikaları Kanunu” ile kendi tüzüğümüzde yazılı kültür hizmetlerinden birini gerçekleştirmek; yani kültür merkezlerinden uzakta çalışan öğretmen üyelerimize ve onlarla beraber yaşayan halkımıza en tatlı kültür nimetlerinden biri olan tiyatroyu götürmek, böylece onların gelişmesine, Michelet’in dediği gibi, “gençleşmesine”, “yenileşmesine”, birbirleriyle kaynaşmasına, onların birbirlerini daha çok sevmesine yardım etmektir.

İkincisi, sahip olduğumuz sendikacılık anlayışını toplum içinde tanıtmaktır. Bilindiği gibi sendikalar, sosyal ve ekonomik hak savaşı yapan meslek birlikleridir. Bu amaçlarını gerçekleştirmek için Hukuk Servisi kurarlar, e girişirler. Bunlardan başka sendikalar, kültürel ve politik etkinliklerde de bulunurlar. Dar anlamdaki aktif politika bizim sendikalarımız için yasaklanmıştır. Ama mesleki, ekonomik ve kültüre etkinliklerimiz için 624 sayılı kanun, geniş ve açık hükümler taşımaktadır. Biz sendikaların, sadece mesleki hakları tartışan, başka sorunlara dokunmayan, başka hizmetlere katılmayan, kendine dönük, hatta kapalı kuruluşlar olmasını istemiyoruz. Sendikalar, üyeleri için olduğu kadar, toplum için de yararlı olacak kültür hizmetlerine omuz vermelidir. Özellikle işçi sendikalarının çok yakın bir gelecekte, bu alanda da kıpırdamaya başlayacaklarını umuyorum.

TİYATRO TÖS, tasarladığı amaca ulaştığı zaman, hem öğretmen üyelerine ve topluma hizmet etmiş, hem de öteki sendikalara bir <örnek> vermiş olacaktır. Çok yakında bizim üretim ve yardımlaşma kooperatiflerimiz, kitap klüplerimiz, araştırma ve yayın servislerimiz, pansiyon ve kamplarımız çalışmaya başlayacaktır. Bunlar arasında en bir hizmetimiz olacaktır. Bu hizmet küçüktür, ama bir el ile bu kadar olur, el ele verip birleşelim, hizmeti toplumun ihtiyacına yetecek kadar büyütebiliriz.”


Şimdi de sözü ustaya verme zamanı gelmiştir Tiyatro TÖS hakkında. Sermet Çağan ile röportaj yapan Hayati Asılyazıcı ona birçok sorunun yanında tiyatronun kuruluş amacını, repertuarı ve kadroyu sorar:

Soru: TÖS’ün kuruluş amacı nedir?

Cevap: Amaç ortada. Yıllardır süslü masa başlarında, zengin içki sofralarında, evcilik oyunu türünden düzenlenen açık oturumlarda şatafatlı, tumturaklı sözcüklerle edebiyatını yaptığımız tiyatroyu halka götürmek. Evet, tiyatroyu halka götürmek. Hem de salt tiyatro olarak. Başaracak mıyız bu işi, başaramayacak mıyız? İşi hamasi meydan söylevine dökmeden, eyleme bırakalım. (…)

Soru: Repertuarınızı ve kadroyu açıklar mısınız?

Cevap: Biliyorsunuz, sayın sendika yöneticilerinin ve üyelerden büyük çoğunluğunun kararı ile ilk oyun Ayak-Bacak Fabrikası. İkinci oyun için elimizde yerli ve yabancı, özellikle son yıllarda büyük gelişme gösteren Polonya tiyatrosundan oyunlar, denemeler var. Kadroyu daha yeni kurduğum için ikinci oyunun seçiminde acele etmedim. Arkadaşlarıma danışıp onların ve sayın sendika üyelerinin kararı ile bundan sonraki işlerimizi halletme yoluna gideceğiz.

Kadromuz şu değerli kişilerden kurulu:

Oben Güney, Aydın Engin, Şener Demir ve Korman Erdinç (AST’ dan), Aydın Engin (G. Sururi-E. Cezzar Topluluğundan), Daver Yüken (G. Özcan-G. Ülkü Tiyatrosundan), Demircan Türkdoğan, Hayri Eroğlu, Ali Özgentürk, Hikmet Karagöz (Arena Tiyatrosundan), Selçuk Uluergüven (Ankara Meydan Sahnesinden), Faik Sinkil (Gençlik Tiyatrosundan), Savaş Yurttaş (Genar Tiyatrosundan), Meray Ülgen, Sema Öner (Amatör Deneme Tiyatrolarından) ve uzun süre Piccolo Theater, Berliner Ensemble’da öğrenim görmüş ve Planchon ile çalışmalar yapmış olan Mehmet Ulusoy, Müzikçiler ve idari kadromz, Ali Ersoy, Doğan Kuyulu’dan kurulu.

Yol boyunca ve gittiğimiz yerlerde tiyatro içi teorik ve pratik çalışmalar yapmayı tasarlıyoruz. Gittiğimiz yerlere tanınmış yazar, rejisör, oyuncu ve düşünürleri çağırarak konferanslar, açık oturumlar düzenliyeceğiz.”

Tiyatro TÖS deneyimi çok önemli ve yolumuzu aydınlatan bir deneyimdir. Yanlışlarını görmek ve tekrarlamamak, güzelliklerini günümüze uyarlamak, amaçlarını irdeleyip tarihten dersler çıkarmak ve tiyatro sanatını önemsediğini iddia eden tüm ilerici sendikal kuruluşları buna zorlamaya çalışmak görevlerimiz arasındadır. TİYATRO TÖS deneyimi sendikaların görevi ve sorumluluklarına da önemli bir göstergedir. Fakir Baykurt gibi sendika yöneticileri bir zamanlar nasıl var idiyse bundan sonrada elbette yine var olacaklardır. Ayak Bacak Fabrikası gibi iyi ve insanımızı ilgilendiren oyunlar yazmalı ve Sermet Çağan gibi onurlu ve duruşlu tiyatro yönetimine sahip olmalıyız. Estetik kaygımız, duruşumuz ve sorumluluğumuz bunu gerektirmektedir.

Yeniyi oluşturmak için eskiyi iyi bilmeli ve değerlerimize sahip çıkmalıyız..

TÖS yarınları kurmamızda önemli bir deneydir..unutmamalı,unutturmamalıyız..


Not: Bu yazı yazarın yüksek lisans tezi baz alınarak hazırlanmıştır...

23 Ağustos 2007 Perşembe

Gibi Yapanlar kampanyamızı destekliyor...

Şimdiye dek meydanı boş bulan slogan solcuları, bilimsel ölçütlerle sanat yapan insanlar tarafından kuşatılmaya başlandı. Bu durumdan rahatsız olanlar, çareyi emeğin iktidarında değil, ucuz ve suyu çıkmış yöntemlerde arıyor...

Devlet sanatçısı madalyasıyla yaşamını sürdüren Münir Özkul adında ısrar eden zihniyetin karşısında; Fakir Baykurt Sahnesi dayatmasında bulunan bir zihniyetin olması, ülkemiz açısından büyük kazanım...

Kampanyamız, her geçen gün hızla büyüyor ve TÖS'e TOS'layan zihniyet, ister istemez düşünmek zorunda kalıyor...

Genç ve dinamik bir tiyatro topluluğu olan Gibi Yapanlar da kampanyamıza omuz verdi. Kendilerine teşekkür ediyoruz:


Sayın Bulunmaz,

Fakir Baykurt adı yerine Münir Özkul adının kullanılma nedeninin ucuz popülarite olduğunu düşünüyor; yaptığınız kampanyaya Gibi Yapanlar olarak biz de destek veriyoruz.

Saygılarımla...

Kemal ORUÇ

İnadına Fakir Baykurt Sahnesi!...

tıkla: Münir Özkul Sahnesi


Medya için haber değeri olmayan kampanya!...


Oyun'un notu: Kampanyamız, Münir Özkul adının, (Münir ustanın şöhretiyle daha uyumlu bir başka salona verilmek üzere) Fakir Baykurt adıyla değiştirilene; devrimci tiyatro geleneğinin simge mekanlarından biri olan TÖS salonunun adı “Fakir Baykurt Sahnesi” oluncaya dek sürecek!...


Fakir Baykurt Sahnesi adını destekleyenler:

Öner Yağcı
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi

Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Bulunmaz Kültür Merkezi

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Fakir Baykurt Sahnesi adında ısrarlıyız!...

tıkla: Münir Özkul Sahnesi "İyi İnsanlar Görev Başına"


Medya için haber değeri olmayan kampanya!...


Oyun'un notu: Kampanyamız, Münir Özkul adının, (Münir ustanın şöhretiyle daha uyumlu bir başka salona verilmek üzere) Fakir Baykurt adıyla değiştirilene; devrimci tiyatro geleneğinin simge mekanlarından biri olan TÖS salonunun adı “Fakir Baykurt Sahnesi” oluncaya dek sürecek!...

Türkiye Öğretmenler Sendikası gibi devrimci bir kurumun (ilk genel başkanı Fakir Baykurt) atmışlı yıllarda kurduğu salon; devlet tarafından kutsanan (1998’de Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” sıfatıyla onurlanan) Münir Özkul adıyla pazara sürülüyor...

Binlerce insanın emeği, öldürülen TÖS üyelerinin mirası, Fakir Baykurt gibi önemli bir kültür emekçisinin katkılarıyla bugüne gelmiş olan salon; hiçbir devrimci eylemliliğe katılmamış (üstelik, Fakir Baykurt ve tüm Baykurt'lara kan kusturan devletin Kültür Bakanlığınca “Devlet Sanatçısı” unvanı ile taçlandırılmış) olan Münir Özkul adıyla, kendine yabancılaştırılmak, geleneğinden ve kimliğinden soyutlanmak, ticarileştirilmek isteniyor...

Münir Özkul adının, bir an önce Fakir Baykurt adıyla değiştirilmesini, TÖS salonunun “Fakir Baykurt Sahnesi” adıyla, devrimci geleneğine uygun bir kimlikle yaşatılmasını istiyoruz. "İyi İnsanlar Görev Başına..." sloganının aldatıcılığına kanmıyor ve asıl görevin daha ilk adımda, salonun adını doğru belirlemek olduğunu düşünüyor; ve salonun adı doğru belirlenmedikçe, orada yapılacak etkinliklerin doğrultusu da doğru belirlenmemiş olacaktır, diyoruz. (Münir Özkul’a karşı değiliz, onun “farklı” yeteneğine farklı zeminlerde saygı duyabiliriz) ama TÖS salonu ve devrimci tiyatro geleneğini sürdürmek zemininde samimiysek, tercih etmemiz gereken isim, Münir Özkul değil, Fakir Baykurt’tur...


Destekleyenler:

Öner Yağcı
Eski Dergisi
Kemal Oruç
Seyyit Nezir
Ozan Yılmaz
Özgür Tiyatro
Gibi Yapanlar
Sanat Cephesi
Coşkun Büktel
Broy Yayınları
Tiyatro Avesta
Tiyatro Fanzini
Yokuş Yayınları
Hilmi Bulunmaz
Cemal Bulunmaz
Demirtaş Ceyhun
Acar Burak Bengi
Sis Çanı Yayınları
Bulunmaz Tiyatro
Yenikapı Tiyatrosu
Sosyalist Oyun Dergisi
Nazım Hikmet Sahnesi
Bulunmaz Kültür Merkezi