10 Mart 2009 Salı



(tiyatrolar birliği)
İzmir Yenikapı Tiyatrosu Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde sokaktaydı!
.
.
İzmir Yenikapı Tiyatrosu alanlarda olma geleneğini 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde de sürdürdü. Ayrıntılı haber aşağıdaki gibidir.
.
Aralarında Emekçi Kadınlar Derneği'nin (EKD) de bulunduğu kadın örgütleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bugün Bornova Meydanı'nda miting düzenledi. Yağmurun coşkusunu kesemediği mitingde, kadınlar “Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var” diye haykırdı. Aralarında Emekçi Kadınlar Derneği, KESK, SDP, EMEP, ÖDP ve Bağımsız Kadın İnsiyatifi'nin de bulunduğu çok sayıda kurumun çağrısıyla toplanan kadınlar, Bornova'da miting düzenledi. Kadın örgütleri, pankart ve dövizleriyle Bornova Stadyumu önünde toplandı; renkli kortejler oluşturdu. Yoğun yağmura rağmen oldukça coşkulu başlayan yürüyüşte kadınlar sloganlarla taleplerini dile getirdi.
.
Kadınlar sık sık,“Kadına yönelik şiddete hayır”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin jiyan azadi”, “Ulusal, sınıfsal, cinsel sömürüye son” sloganları attı. Mitinge, Birlikte Başaracağız Platformu'nun Buca, Karşıyaka, Bayraklı ve Menemen'den aday gösterdiği kadın belediye başkan adaylarıyla SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun da katıldı.
.
Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var
.
İzmir EKD yürüyüşte, “Kadına yönelik şiddete, krize, yoksulluğa, ırkçılığa karşı söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var” yazılı pankart açtı. Emekçi kadınlar, bayrakları, renkli ve kitlesel kortejiyle dikkat çekti. Üniversiteli Genç Kadınlar ise “Kampüslerden yurtlara, sokaklardan alanlara göğü kucaklıyoruz” yazılı pankart taşıdı. Tekstil-Sen üyesi kadın işçiler taleplerinin yazılı olduğu dövizler taşırken, Yenikapı Tiyatrosu'nun kadın oyuncuları da yürüyüşte yerini aldı.
.
(Yukarıdakı yazı atılım gazetesindeki haberin bir kısmıdır.)

9 Mart 2009 Pazartesi



(tiyatrolar birliği) HÜZN-Ü KOMİK' TEN "BAR SEYİRLİK OYUN"

BAR-SEYİRLİK OYUN!

Tiyatro Hüzn-ü Komik, bundan sonra her hafta sizlerle farklı birgösteriye imza atıyor! Dans, müzik ve komedi unsurlarını sahnedeharmanlayan ve seyircisiyle iç içe dinamik bir oyun hazırlayan Hüzn-üKomik oyuncuları bundan sonra her perşembe saat 21:00 ' de Road HouseCafe Bar' da sahneye çıkıyor.

Yer: Taksim- Metelurji Mühendisliği Lokali köşesi. Topkapı Dolmuşduraklarının hemen yanında.

KORA YAYIN'dan iki yeni şiir kitabı...



BERFİN BASIN YAYIN
(tiyatrolar birliği) ISSIIZ ADA 16+ DEVAM EDİYOR...

hayal OYUNcağı'ndan ISSIZ ADA YARIN 15.30'DA...www.hayaloyuncagi.comhayaloyuncagi@hayaloyuncagi.com
GÜLDÜRMEKTEN ÖLDÜRMEK, YA DA KOMAYA SOKMAK.16+ SINIRSIZ KARIŞIK KOMEDİ. KENDİ VÜCUDUNUZU HİÇ BU KADAR DÜŞÜNMEDİĞİNİZİ ANLAYACAKSINIZ. SOKAK AĞZI, SOKAK TERBİYESİ. YA ÇOK TERBİYELİ YA ÇOK GERÇEK. BU ADADAN KURTULMAK İSTEMEYCEKSİNİZ. NEDENİ İSE, DIŞARIDA ÇOK ARGO OLMASI...BOLCA TERBİYE EDİLMİŞ TERBİYESİZ BİR KOMEDİ, HATTA KOMEDİ ÖTESİ. OYNANMIŞ OYUNLAR28 ŞUBAT CUMARTESİ 20.30
OYNANACAK OYUNLAR8 MART PAZAR 15.3014 MART CUMARTESİ 20.3022 MART PAZAR 15.3028 MART CUMARTESİ 20.30
MODA KÜLTÜR MERKEZİGİŞE: 0216 338 07 19ADRES: BAHARİYE SAKIZGÜLÜ SOK. NU:29 KADIKÖY
AFİŞ & KROKİ EKTEDİR.

TAKSAV'ın, 12 Mart Faşizmi Kültür Bakanı Talât Sait Halman'a "Emek Ödülü" verdiği bir süreçte, Sakıncalı Piyade, ısrarla anti-faşistliğini sürdürüyor!

İLK SEYİRCİSİYLE, 12 MART 2008'DE BULUŞAN SU GÖSTERİ SANATLARI SAHNESİ, 2. YILINI SAHNEDE KUTLUYOR.

SAKINCALI PİYADE YOLUNA DEVAM EDİYOR.

12 Mart Saat 18.00 Perpa Kültür Salonu
20 Mart Saat 20.45 Kadıköy Duru Tiyatro
22 Mart Saat 19.30 Bakırköy Sanat Merkezi
25 Mart Saat 20.00 Trakya Ünv. Devlet Konservatuarı Salonu

Mehmet Tekkanat bildiriyor




NİKAHSIZ KADIN BAŞKANA TALİP OLDU!
.
.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’a evlilik teklifi!
.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Toplu Nikah Töreni”nde sürpriz bir gelişme oldu ve başkan Macit Özcan’a evlilik teklifi yapıldı.
.
Mersin Büyükşehir Belediye Tiyatrosu oyuncuları Mehmet Tekkanat, Ahmet Aksoy ve Zuhal Hocaoğlu; günün anlamına uygun bir skeçle törene renk kattılar.
.
Nikahsız yaşayan ve 12 çocuklu bir kadını canlandıran oyuncu, kendisine resmi nikah kıymayan kocasını salonu dolduran seyircilere şikayet etti. Nikahsız yaşamak zorunda kalan kadınların dramını eğlenceli şekilde anlatan oyuncular seyircileri kahkahaya boğdu.
.
Nikah isteyen karısına kocanın verdiği “ zaten önlem alınmazsa bu gidişle milletten ümmete döneceğiz, o zaman nikaha da gerek kalmayacak” şeklindeki yanıt, dakikalarca alkışlandı.
.
Israrla nikah isteyen kadının haline üzülen Başkan Macit Özcan da oyuna katılarak, nikahsız çiftlerin nikahını kıymayı teklif etti.
.
Nikah masasına geçen başkan ve çift, alkışlar arasında nikah törenini gerçekleştirirken, adamın resmi nikahlı eşi salonu bastı ve adamı kolundan tuttuğu gibi salondan çıkardı.
.
Boşta kalan nikahsız kadın, son bir hamleyle başkan Macit Özcan’a evlilik teklifi yapınca salon kahkahadan kırıldı.
.
Eğlenceli geçen skeçten sonra toplu nikah töreni gerçekleşti.
.
(Ayrıca bakınız: Mehmet Tekkanat)

8 Mart 2009 Pazar

Aydın, bir perdenin ardındaki pisliği gösteriyor!

"Sahne Senin İstanbul"…


Orhan Aydın
9 Mart 2009


2010 Ajansı’nın içindeki çatlak, büyük bir gürültü ile açığa çıktı.

"Haklı çıktın" diyenleri duyuyorum da, mesele haklı çıkmanın ötesinde.

Nuri Çolakoğlu; "Biz istifa edip ayrılanlar, istifa nedenlerimiz üstüne konuşmama kararı aldık" diyor.

İşte üstü örtülen bir "gerçek durum" daha.

Yaşananlar, AKP’ nin tüm alanlardaki uygulamasının bir yansıması olmaktan öte değildir.

Ne demektir söylenenler; "Biz ne yaşadıksa yaşadık, anlaşamadık ayrıldık, size ne?" olabilir mi?

Evet, tam da bu söylenmektedir.

2009 bütçesi, 805 Milyon TL gibi rakamlara ulaşan bir ajansın başında olacaksın, günlerce halka süslü-püslü bir İstanbul anlatacaksın, sonra istifa edeceksin ve bildiklerini, yaşadıklarını anlatmayacaksın.

Hayret!

Hiç olmazsa, yaptıklarınız ile övünseydiniz!

Mesela "çakma organizasyonlara" attığınız imzalardan filan söz etseydiniz!

Aydınlanırdık!

Hani, "her şey şeffaf" olacaktı. Önce sanat alanları olmak üzere, "tüm yurttaşlar olup bitenlerden haberdar edilecekti" ne oldu?

Şimdiye kadar, ilan edilenlerin dışında hangi projeler onaylandı, paranın ne kadarı bu "ilan edilmeyen projelere" aktarıldı?

Hanlar, hamamlar, kervansaraylar, surlar, camiler, havralar, kiliseler, müzeler ve her tür kültürel kalıtlar üstüne söylenen yaldızlı sözlerin sahibi kim şimdi?

Kültür-Sanat 2010'lal kurtulacaktı, Avrupalı olacaktık!

Büyük büyük sanat organizasyonlar yapılacak, halk sanata doyacaktı!

Sinema da kurtuluyordu, tiyatro da!

Müzik zaten kurtulmak üzereydi!

Bağımsız, özgür projelerle sanat yeşerecekti!

Ne oldu, "AKM Restorasyon Projesi" dediğiniz "makyaj"?

Elli kez sordum. "Kimin tasarrufunda bu durum, 2010’a yetişecek mi, yoksa başkaca amaçlanan bir durum mu var?" diye.

Kentin yüreğini söktünüz.

Tam sekiz aydır o bina hayalete dönüştü!

En son, Cumhuriyet gazetesindeki "masa başı" toplantısında yine sordum.

Çolakoğlu; "Ben orada olduğum sürece yetişir" diye yanıtlamıştı.

2 Numaralı Koruma Kurulu Başkanı Mete Tapan da, Mimar Murat Tabanlıoğlu da; "Yetişir, projenin detayları üzerine çalışıyoruz" demişlerdi.

TOMEB İstanbul Başkanı Orhan Kurtuldu, Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhçu, Kültür Sanat-Sen İstanbul Başkanı Sevda Binici, Ataol Behramoğlu ve ben inançlığımızı dile getirmiştik.

"AKP politikalarının uygulayıcısı durumundasınız.

Bizim bildiğimiz AKP, o binayı istemiyor.

Yıkılması için 'ne gerekirse yapacağını' söyleyen bakanlar, hangi hükümetin bakanlarıdır?

Ne binayı, ne de içinde olanları istemiyorlar.

Onların gönlünde yatan, o alandan bir alış-veriş merkezinin yükselmesidir.

AKM, tüm çevresi ile Kongre Vadisi denilen 'üleşme' bölgesinin bir parçası olarak projelendirildi." demiştim.

Yanıt, Murat Tabanlıoğlu’ndan geldi.

"Sayın Başbakan, Belediye Başkanlığı sırasında; 'bu binayı beğenmiyorum' demişti."

Ne diyor Çolakoğlu; "Bu projeyi AKP’nin politikasının bir parçası olarak görmek pek sağlıklı değil"!

Ama, kadroya bakınca gerçeğin gizlendiği ortaya çıkıyor.

İşin başında; AKP'li Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı var.

Beraberinde ise; İstanbul Valisi, Belediye Başkanı, Kültür Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Maliye Bakanı ve Hüsamettin Kavi bulunuyorlar.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Müfettişi iken, Bakan Yazıcı tarafından, Genel Sekreterliğe atanan Eyüp Özgüç ise, şimdi Nuri Çolakoğlu’nun koltuğunda oturuyor.

Genel Sekreter, artistik direktörlerle yaptığı son toplantıda, Yürütme Kurulu üyelerinden altısının istifa ettiğini açıkladı.

Buna göre Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu, seçilmiş üyeler İskender Pala, Metin Sözen, Gökhan Ertür istifa ederken; İstanbul Ticaret Odası temsilcisi Şekip Avdagiç ve İstanbul Sanayi Odası Temsilcisi Nuri Tuna da yeni yapılan oda seçimleri nedeniyle görevlerinden ayrılmışlar!

Böylece, geride atanmış üyeler, İstanbul Belediyesi temsilcisi Alpaslan Baki Ertekin ve İstanbul Valiliği temsilcisi Sabri Kaya ile Kültür Bakanlığı`ndan Ahmet Emre Bilgili koltuklarında kaldılar.

Eyüp Özgüç, Danışma Kurulu'nun yakında bir araya gelip yeni Yürütme Kurulu üyelerini seçeceğini, ilgili kurumların da yeni üyeleri atayacaklarını söyledi.

Ne oldu da bu istifalar gerçekleşti?

Sorulmayacak sanılıyorsa, yanılıyorlar.

Kimin parası, kimin kenti, kimin kültürü-sanatı üzerinden çıkar kavgası yapılıyor?

Basına sızanlarda; "siyasi-dini çıkar ilişkileri ile yandaşlık" ajansın ilkeleri arasına alınmış!

Söylenmeyen gerçeklerinin üstündeki örtüyü kaldırmak için süreci anımsayalım.

Özgüç göreve geldiği zaman, yanına Tekel'de çalışan Kemal Koç’u göreve getirmişti ve olan olmuştu.

Koç, bir dizi yönetmenlik ve yönerge hazırlayarak Özgüç’ün yetkilerini artırmıştı.

Yürütme Kurulu bu duruma olan tepkisini, Koç’u görevden alarak göstermişti.

Koç’u sahiplenen Özgeç’in yaptığı bazı harcamalar ise kurul üyelerinin tepkisini çekmişti.

Özgüç’ün görevden alınmasına da Bakan Yazıcı karşı çıkmıştı.

Tam bir entrika!

Ancak, kurulun bazı üyeleri, harcamaların soru işaretleri taşıdığını dile getirdiler.

"Sahne Senin İstanbul Kampanyası", ihaleye çıkılmadan Pulies Yorum Şirketi’ne 15 Milyon TL'ye verilmiş!

Camiler için yaptırılan, el dokuması Uşak halılarının tutarı olan 7 Milyon TL de proje bütçesinden karşılanmış!

Bir başka temel sıkıntı ise, Hollywood film afişçisi Emrah Yücel ile yapılan 20 Milyon dolarlık anlaşma!

Bunlar bilinenler, bilinmeyenleri önümüzdeki günlerde birlikte öğreneceğiz.

"Sahne senin İstanbul" öyle mi? İyi, al sana Sahne!

oaydinoaydin@gmail.com