31 Ekim 2013 Perşembe

LİNÇ KAMPANYASI sürecindeki Bulunmaz, "başka türlü" tehdit ediliyor!

T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

ŞİKÂYET EDEN: HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ
T.C. KİMLİK NO: 50482204038
ADRES: Ali Baba Türbe Sokak No: 13/8 Çemberlitaş, İstanbul
TELEFON: 0532 / 642 88 57 - 0212 / 513 47 32      
FAKS: 0212 / 513 47 33
E-POSTA: tiyatroyun@gmail.com

ŞİKÂYET EDİLEN: 0536 025 26 89 numaralı telefonun sahibi

SUÇ: Tehditle dolandırıcılık yapma girişimi
SUÇ TARİHİ: 30.10.2013 saat: 11.22

AÇIKLAMALAR:

Adını bilmediğim, "Doğu Şivesi" ile konuşan, sesinden kırk yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim biri, yukarıdaki no'lu telefonla beni arayarak, "Şafak Operasyonu" ile ilgili olarak aranan Diyarbakır / Dicle nüfusuna kayıtlı Ali Ural'ın yakalandığı ve Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde bulunduğunu, kendisinin burada polis memuru olduğunu belirterek, benim ifademin alınması gerektiğini dile getirdi. Bağırarak söylüyordu!

Bu arada benim adımı "0212 513 47 32 numaralı telefonun sahibi kim?" sorusuyla öğrenmişti. Olayın benimle ilgili bölümünü sorunca, benim kredi kartlarımla uluslararası bir dolandırıcılık söz konusu olabileceğini belirtti. Benim hiçbir kredi kartım olmadığını söyleyince de bankamatik kartımın olup olmadığını sordu ve ben, sadece emekli maaşımı aldığım Ziraat Bankası kartımın olduğunu dile getirdim. Hemen koşarak Ziraat Bankası'na gitmemi ve bankamatik işlemini kontrol ederken kendisiyle konuşmamı emretti. Bankaya gidip gitmeme kararını kendisinin değil, benim verebileceğimi belirtince de, emniyet görevlisi olan birine itiraz edemeyeceğimi, sonumun iyi olmayacağını ve o zaman derhal Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'ne gitmem gerektiğini söyledi. Bana, Emniyet Müdürlüğü adresini vermesini ve oranın tarifini yapmasını söyledim. Bu kez, çok yüksek ve sert bir sesle; "Sen buraya gelmezsen, bir oraya gelmesini biliriz!" dedi. "Buyurun gelin!" dedim. 

İnternet'ten Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 0212 429 44 11 no'lu telefonunu öğrenip, santral memuruyla görüştüm. Memur beni sabırla dinleyip, bunun bir dolandırıcılık girişimi olabileceğini, öyle bir telefon numarasına sahip bir polis memuru bulunmadığını, durumu savcılığa şikâyet etmem gerektiğini de belirtti. İşbu görüşme, dolandırıcının beni aradığı zamandan 10 dakika sonra, saat 11.32'de gerçekleşmeye başladı.

Dolandırıcının beni aradığı zamandan 20 dakika sonra saat 11.42'de dolandırıcıyı 0532 642 88 57 no'lu telefondan aradım ve bir kez çalan telefon derhal "meşgûl"e alındı. Davranış polisin anlattığını anımsattı.

DELİL: Savcılığın dinleyeceği 0536 025 26 89 no'lu telefonla görüşme.

SONUÇ VE İSTEM: Süren dâvâlarımın yoğunluğunda yapılan "taciz" beni rahatsız etti. Bu telefon sahibinin bulunarak ifadesinin alınmasını ve tabiî cezalandırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 01.11.2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Bulunmaz, adalete aykırı karar veren Yargıç Mine Arısoy'a itiraz ediyor!

"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ne gönderilmek üzere: 


T.C.
İSTANBUL 
36. SULH CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

DEĞİŞİK İŞ NO: 2013/518 


KONU: İst. 36. Sulh Ceza Mahkemesi "Değişik İş No: 2013/518", İst. 2. Asliye Ceza Mahkemesi "Değişik İş No: 2013/423" kararları hukuka, mevzuata, yasaya aykırı olduğu için CMK. 309. Madde'den yararlanma.


İstanbul 36. Sulh Ceza Mahkemesi Sayın Yargıcı Mine Arısoy'un verdiği ilgili kararın, adalet anlayışına, ceza mantığına, dâvâ tekniğine, düşünce özgürlüğüne, etik ve estetik bilince, genel eğilime, hak anlayışına, ifade olanağına, temel kanunlara, mevzuata, olgunluk tutarlılığına, özgürlük gelişimine, sanatsal davranışa, teâmüle, usûl ekonomsine, vaziyetlere, Yargıtay içtihatlarının içeriklerine, zamanlamaya hiç uygun olmadığını düşünüyorum... Ayrıca, Sayın Yargıç Mine Arısoy'un belgeleri, dâvâları, dosya içeriklerini, duruşma tutanaklarını tam hakkıyla incelemediğini düşünüyorum!... Bu nedenle, "CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ" makamının, dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitmeden, hakkaniyetli bir biçimde inceleyeceğine olan güvencim gayet tamdır!... 

SONUÇ VE İSTEM: Karar verirken Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 309. Maddesi'ni göz önünde bulundurarak, benim kişisel menfaatlerim için değil, hukukun tarihsel ve toplumsal çıkarları için tavır geliştiriniz! Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 01 Kasım 2013


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

30 Ekim 2013 Çarşamba

29 Ekim 2013 Salı

Bulunmaz, Bülent Sezgin'e kaç paralık dâvâ açağına karar veremiyor!...

T.C.
İSTANBUL ANADOLU 
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

SORUŞTURMA NO: 2013/75791

Benim hakkımda haksız yere "DÂVÂCI ve ŞİKÂYETÇİ" olan Bülent Sezgin'e açacağım "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" vb. dâvâlar için, dosyada bulunan bütün belgelerin fotokopi çıktılarını almak istiyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 31.10.2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

***

Not: "KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR"

bozulmazsa, Hilmi Bulunmaz, Bülent Sezgin'e çok ciddî bir "MANEVÎ TAZMİNAT DÂVÂSI" açacak. Hiç kimse "UYARMADI!" demesin!

Bulunmaz, LİNÇÇİ Oyun Atölyesi avukatı Süleyman Anıl'a ders veriyor!

T.C.
İSTANBUL
ANADOLU 40. SULH CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

DOSYA NO: 2013/854

KONU: Bilirkişi raporu yazılmadan, tanıklar dinlenilmeden ve aşağıda sunduğum dâvâ dosyaları hiç incelenmeden verilecek kararın savunma hakkını daraltacağı düşüncesiyle yargı yararına çiziktirilmiş birkaç not...

AÇIKLAMALAR:

1 - Mahkemenizde görülen bu "ENTELEKTÜEL DÂVÂ", sıradan bir dosya içermediği için, mutlaka "BİLİRKİŞİ RAPORU" gerektiriyor...

2 - 13 Mayıs 2013 tarihli "AÇIKLAMALAR" metniyle de arz ettiğim "TANIKLAR" Mehmet Cemalettin Bulunmaz ve Turgay Demirkaya ile birlikte "TANIK" Mesut Alptekin'in dahi dinlenilmesi gerekiyor!...

3 - "ENTELEKTÜEL DÂVÂ" sürecinin niteliği ve nesnelliği gereği, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinin önderlerine de değgin başlattığım aşağıdaki dâvâ dosyalarının incelenmesi gerekiyor:

19.11.2013 saat 10.35     İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943
10.12.2013 saat 09.30   İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201
12.12.2013 saat 10.10   İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/481
19.12.2013 saat 10.20   İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523
23.01.2014 saat 11.55    İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551
06.02.2014 saat 10.10   İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843
04.03.2014 saat 11.05   İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663
06.03.2014 saat  09.45 İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/399
25.03.2014 saat 09.30 İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230
Günü belirlenmeyen  İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda üç madde olarak sıraladığım işlemlerin yapılmadan "SUÇ VE CEZA" denklemi kurmaya çalışmak, hukuku da zorlar... İşlemleri yapmamak "HUKUKA AYKIRI" sonuçlar doğurur. Olumsuz, yanlış bir kararın her ne denli Yargıtay ve/ya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü yada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi makamlarından dönebileceğini düşünsem de, sunduğum üç maddenin önemsenerek, savunmanın daraltılmamasına ve genişletilmesine çaba harcanacağı kanısındayım. Saygılarımla arz ve talep ederim. 31.10.2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

***

Ayrıca bakınız:


Bulunmaz, LİNÇÇİ Oyun Atölyesi avukatı Süleyman Anıl'a ders veriyor!

Bulunmaz, LİNÇÇİ Oyun Atölyesi sahibi Bilginer'i de tutanağa geçirttirdi!


Bulunmaz LİNÇÇİ Oyun Atölyesi sahibi Bilginer'in avukatına karşı çıktı!


Haluk Bilginer'in avukatı Süleyman Anıl'ın avukatı İbrahim Demirci yok!


Bulunmaz, Haluk Bilginer'in Avukatı Süleyman Anıl'a hukuk dersi verdi!


Bulunmaz, Av. Süleyman Anıl dâvâsını LİNÇ eylemine eklemek istiyor...

26 Ekim 2013 Cumartesi

Bulunmaz, avukatlıktan para kazanan Reyhan Kayışlı'ya da ders verdi!

T.C.
İSTANBUL
23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

Dosya No: 2013/312


KONU: Şimdiye dek ek süre / uzatım istediğimde, bütün Asliye Hukuk Yargıçları, bir ay süre verdikleri ve 07 - 22 Ekim 2013 tarihleri arasında yurtdışında bulunmak zorunda olduğumdan ötürü Sayın Yargıç Zeynep Sunay Kavak Hanımefendi'nin şahsında İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden özür dileyerek, ekte sunduğum pasaport bilgilerimi saygılarımla arz ve talep ediyorum... Savunma metnini de sunuyorum...


1 - Benim, Reyhan Kayışlı'ya yönelik olarak hiçbir kişilik hakkı saldırısı gerçekleştirdiğim söz konusu değildir. Reyhan Kayışlı, hukuku, kendi kişisel çıkarları ve müvekkilinin çıkarları doğrultusunda kullandığı için, kendisine ve müvekkiline Anayasal hakkım olan eleştiriler yaptım. Ben, bir sanatçı olduğum ve estetik düzeyde eleştiriler yazma alışkanlığına sahip bulunduğum için, Reyhan Kayışlı'ya da estetik ve etik eleştiriler getirdim. Bunun dışında herhangi bir kastım asla ve kesinlikle yoktur...


2 - İstanbul 29. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/397 Değişik İş kararını yasalara aykırı bulduğum için, dâvâ dosyasının "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" gönderilmesini ivedilikle sağladım...


3 - Avukat Reyhan Kayışlı hanımın savunduğu müvekkilleri bana karşı "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" düzenledikleri için, onlar, (mutlaka incelenmesi gereken) şu dâvâ dosyalarıyla da yargılanıyorlar:


HAKARET DÂVÂLARI

İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663 - Demirkanlı
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523 - Can Törtop
İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843 Levent Çağlayan
İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551 - Demirkanlı
İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664 -  Demirkanlı
İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943 - Demirkanlı

İFTİRA DÂVÂSI

İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201 - Demirkanlı

HAKARET, İFTİRA, TEHDİT DÂVÂSI:

İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/399 - Demirkanlı

TAZMİNAT DÂVÂLARI

İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/481 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230 - Can Törtop
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı

Dosya no'larını sunduğum dâvâ içerikleri incelendiğinde görülecektir ki bana karşı hazırlanmış hukukî saldırı söz konusudur!... Reyhan Kayışlı, "ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinin unutulması için olağanüstü gayretle, hukukun gerilemesi yönünde çaba harcamaktadır. Bu dâvâyı açmasının nedeni de budur. Ayrıca 5651 Sayılı Yasa çok yeni olduğu ve hazmedilemediği için, yanlışlar yapılabiliyor... 29. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Mine Arısoy yanlış karar verdiği için "Yasa Yolları Bürosu" kanalıyla "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ne itiraz ettim. Yargıç Mine Arısoy'a karşı yazıp, ilgili kuruma gönderdiğim savunma dilekçesini size de sunuyorum. Yine, Mine Arısoy'un İstanbul 36. Sulh Ceza Mahkemesi adına 2013/518 DEĞİŞİK İŞ numaralı dâvâ dosyasına da itiraz ettim. İtiraz metnini de ek olarak sizlere sunuyorum.


SONUÇ VE İSTEM: Av. Reyhan Kayışlı'nın para kazanmak amacıyla açtığı dâvânın reddine karar verilmesini arz ve talep ederim. 28.10.2013


HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ


EK:
1 - Pasaport fotokopi çıktıları
2 - 29. Sulh Ceza Mahkemesi kararına itiraz
3 - 36. Sulh Ceza Mahkemesi kararına itiraz

Bulunmaz'dan, 10. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı İsmail Ermiş'e itiraz...

"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ne gönderilmek üzere:

T.C.
İSTANBUL
10. SULH CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

DOSYA NO: 2012/1758 Esas


KONU: Sayın Yargıç İsmail Ermiş'in mevzuata, tüzeye, yasaya uygun davranıp, yargıçlık soğukkanlılığıyla, çoğul, nesnel, somut, tümel karar vermek yerine, tekil, öznel, soyut, tikel karar vermesine karşı çıkışım...

Sayın Yargıç İsmail Ermiş, diyalektik hukuka yaslanmadan benim aleyhime karar vermeyi gayet uygun gördü. Ben, bir yargıç gibi düşünce geliştirmiş hukuksal bir donanıma sahip olmasam bile, sanatçı olmanın verdiği sezgisel güç ve entelektüel duygularla Sayın Yargıç İsmail Ermiş beyin doğru değil de yanlış, güzel değil de çirkin, iyi değil de kötü karar verdiği kanısındayım. Bir yargıç, hukuk nosyonuna, yasal kavramlara, mevzuat göstergelerine benden daha yakın yaşayan ve bu nedenle de, benden daha anlaşılır bir hukukî metinle yaklaşabilir... Ancak, benim muhakeme edildiğim dâvâ dosyalarına sadece hukuk, yalnızca kanun bağlamında bakılmamalıdır. Hukukun, sosyolojik bir bilim olduğunu kabûl ediyorsak, hukukun estetik ve etik değerleri olduğunu, bu bilime, duygusal ve sezgisel bir dille yaklaşılması gerektiği unutulmamalıdır...

Sayın Yargıç İsmail Ermiş, duruşmada jest ve mimiğini kullanırken peşin hükümlü bir beden diliyle hareket ediyor... Bu izlenimi edindim... Bu, bir entelektüel, bir ressam, bir sanatçı, bir şair, bir tiyatrocu olarak elde ettiğim bana ait izlenim... Bu itiraz metnindeki sözlerin caydırıcılık etkisi olmasa bile, tarih ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle hareket eden biri olduğumdan usuma gelenleri söyleyebilme, bu düşüncelerimi kayıt altına alarak, gelecek kuşaklara aktarabilme hakkına sahibim. Bu aktarım sürecinde, beni hiçbir koşul asla engelleyemez. Düşüncelerimi, görüşlerimi, hukuk ve estetik anlayışımı, yalnızca resmî kayıtlara girsin diye yazmıyorum. Ben, "BERAAT EDEYİM" düzeysizliğine sığınmak istemediğim için, muhakeme edildiğim yaklaşık olarak elli dâvâ dosyası içinde dahi, "TÜRKİYE HUKUKU VE TÜRKİYE TİYATROSU" kavramlarına ışık tutabilecek oylumlu bir kitap hazırlayıp, tüm dünyaya duyuracağım. Sadece Türkçe değil, birçok dilde de yayınlanacak olan bu kitap, "TÜRKİYE HUKUKU VE TÜRKİYE TİYATROSUNUN TOPLUMSAL ANATOMİSİ" hakkında yazınsal lezzet sunabilecek.

Sayın Yargıç İsmail Ermiş, bana karşı "KAMU DÂVÂSI" açtıran Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın lehine ve benim aleyhime karar vermek için, bence, cezayı, hukuku, kanunu, mevzuatı gayet zorlamış. Cezanın, hukukun, kanunun, mevzuatın zorlandığını anlayabilmek için, "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" yetkililerinin alacakları cezaî, hukukî, kanunî, mevzuata uygun kararı verilebilmesini bekleyeceğim...

Sayın Yargıç İsmail Ermiş, Mustafa Şükrü Demirkanlı lehine ve de benim aleyhime karar vererek, tiyatro dünyasındaki olumsuzluklara da hukukî destek sunmuştur. Sayın Yargıç İsmail Ermiş, tiyatro dünyasını izlemek zorunda olmasa bile, eğer mevzuat elverebilirse, makamınız bir "BİLİRKİŞİ RAPORU" hazırlatarak hukuk tiyatro ilişkisi yönündeki bir hukuk belgesiyle, hem hukuka ve hem tiyatroya destek sunmalıdır.

Sayın Yargıç İsmail Ermiş, resmî tiyatro kurumlarından da usûlsüz olarak reklâm (PARA) alan ve bütün resmi tiyatro kurumlarının oyun programlarını gayet geç yayınlayarak bu kurumların zarara uğramasına neden olabilen Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlı ile aramızdaki uzlaşmaz çelişkilerin temelini algılayabilmek için Av. Reyhan Kayışlı'nın "resmî avukatlığını" yaptığı dergi yöneticileri ve bağlaşıklarına karşı açtığım aşağıdaki dâvâ dosyalarını tümel muhakeme gereği, çok somut olarak, teker teker ve kılı kırka yararak araştırıp, hemen incelemesi gerekirdi:

HAKARET DÂVÂLARI
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663 - Demirkanlı
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523 - Can Törtop
İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843 Levent Çağlayan
İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551 - Demirkanlı
İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664 -  Demirkanlı
İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943 - Demirkanlı

İFTİRA DÂVÂSI
İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201 - Demirkanlı

HAKARET, İFTİRA, TEHDİT DÂVÂSI:

İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/399 - Demirkanlı

TAZMİNAT DÂVÂLARI

İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/481 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230 - Can Törtop
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı

SONUÇ VE İSTEM: Karar verirken Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 309. Maddesi'ni göz önünde bulundurarak, benim kişisel menfaatlerim için değil, hukukun tarihsel ve toplumsal menfaatleri için karar veriniz. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 28 Ekim 2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

EK BİLGİ:

http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html
http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/09/bulunmaz-avukat-reyhan-kayslya-hukuk.html
T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

SORUŞTURMA NO:
KONU: Bugün (26 Ekim 2013 Cumartesi) saat 09.50'de Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'nden bir polis memuru telefon edip, Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlı'nın benden şikâyetçi olduğunu ve bu nedenle ifade vermem gerektiğini söyledi. Bu nedenle vereceğim ifademe ek olarak sunduğum yardımcı açıklama.
1 - İnternet teröristi ve sanal anarşist Burak Caney, benim hakkımda "BİRİNCİ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" düzenledi!...
http://tiyatroyun.blogspot.com/2008/03/bir-iftirann-bataklk-anatomisi.html
2 - Gülhan Avşar Demirkanlı, Levent Çağlayan ile Mustafa Şükrü Demirkanlı, sanatıma karşı "İKİNCİ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" düzenledi.
www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm
3 - Ahmet Cüneyt Yalaz, Bülent Sezgin, Duygu Dalyanoğlu, Fırat Güllü, Ömer Faruk Kurhan "ÜÇÜNCÜ LİNÇ KAMPANYASI" düzenledi...
http://tiyatroyun.blogspot.com/search?q=HUKUKSAL+L%C4%B0N%C3%87+KAMPANYASI&max-results=20&by-date=true
4 - Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Başkanı Üstün Akmen, Ömer F. Kurhan için "TEB KAŞELİ İFTİRA MÜTALÂASI" yazıp düzenledi.
http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/lincci-ustun-akmen-bulunmaz-kars-iftira.html
5 - Tiyatro... Tiyatro... editörü Mustafa Şükrü Demirkanlı, "CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU" için bana karşı ihbar düzenledi...
http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html
Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Şükrü Demirkanlıyı şu dâvâlardan yargılatıyorum:
2. Sulh Ceza Mahkemesi - 2012/663 HAKARET
12. Sulh Ceza Mahkemesi - 2013/664 HAKARET
22. Sulh Ceza Mahkemesi - 2013/551 HAKARET
27. Sulh Ceza Mahkemesi - 2012/943 HAKARET
40. Asliye Ceza Mahkemesi - 2013/399 HAKARET, İFTİRA, TEHDİT
6. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2012/481 MANEVÎ TAZMİNAT
23. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2013/205 MANEVİ TAZMİNAT
Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Sahibesi Gülhan Avşar Demirkanlıyu şu dâvâlardan yargılanııyorum:
24. Asliye Ceza Mahkemesi / İFTİRA
24. Asliye Hukuk Mahkemesi / TAZMİNAT
Tiyatro... Tiyatro... Dergisi Trabzon Temsilcisi Levent Çağlayan'ı şu dâvâdan yargılatıyorum:
8. Sulh Ceza Mahkemesi / HAKARET
"ASILSIZ İHBARCI" Mustafa Şükrü Demirkanlı, kendisini ve dergisindeki diğer şüphelileri sürekli olarak şikâyet edip mahkemeye verdiğim için, ikide bir benim hakkımda suç duyurusunda bulunmakta ve "KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR" ile değerlendirilmektedir. (Örnekse bakınız: http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html)
SONUÇ VE İSTEM: Sıraladığım maddelerin altında bulunan linkler tıklandığında, görülecektir ki, fiziksel olmasa da (olmayacağının hiçbir garantisi yoktur), düşünsel olarak benim sanatçı kişiliğim ilga ve imhâ edilmek isteniyor... Savcı'nın bu durumu göz önünde bulunduracağına eminim. Yine de yinelemek istedim... Arz ve talep ederim... 26/10/2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

25 Ekim 2013 Cuma

T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
UZLAŞTIRMA BÜROSU'NA

SORUŞTURMA NO: 2012/129622

KONU: 25 Ekim 2013 Cuma günü, saat 12.00'de gelen polis memurunun yaptığı 6 Eylül 2013 tarihli tebliğ nedeniyle bilgilendirme çalışması.
1 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, Devlet Tiyatroları Koordinasyon Kurulu'nda yaptığı konuşmada, tiyatro yazarı Coşkun Büktel'e "İFTİRA" attı. Bakınız: http://www.coskunbuktel.com/theopepolemigi.htm  ve http://www.coskunbuktel.com/nutkuoycedskandal.htm
2 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, yüzlerce insanın örgütlenip, İnternet ortamında bana ve benimle birlikte tiyatro yazarı Coşkun Büktel'e karşı başlatılan "BİRİNCİ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" sürecinde ruhanî liderlik yaptı. Bakınız: http://tiyatroyun.blogspot.com/2008/03/bir-iftirann-bataklk-anatomisi.html
3 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, tam tamına 1100 kişiyi bir araya getirerek, "İKİNCİ LİNÇ KAMPANYASI" sürecini başlattı. Bakınız: www.coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm
4 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, nüfûz gücünü kullanarak, başta Mustafa Şükrü Demirkanlı, Gülhan Avşar Demirkan, Levent Çağlayan ve İsmail Can Törtop'un gazetecilik etkisini kullanarak, bana karşı "ÜÇÜNCÜ ENTELEKTÜEL LİNÇ KAMPANYASI" başlattı.
http://tiyatroyun.blogspot.com/search?q=HUKUKSAL+L%C4%B0N%C3%87+KAMPANYASI&max-results=20&by-date=true
5 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, sürekli olarak desteleyip etkisi altına aldığı Mustafa Şükrü Demirkanlı sayesinde, "İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ÖZEL SORUŞTURMA BÜROSU" makamında bana karşı asılsız ihbar yaptı.
http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/07/aslsz-ihbarc-lincci-demirkanl-bulunmaz.html
6 - Ben, "ADLİYEYİ GEREKSİZ YERE MEŞGÛL ETMEMEK" için, çok yakın bir zamana dek, hiçbir kimseyi mahkemeye vermiyordum. Bu tavrımı gerekçelendirirken de, sürekli bir biçimde, beni mahkemeye vermedikten sonra, 1100 KİŞİLİK LİNÇ KAMPANYASI ÖRGÜTÜ" bünyesindeki hiçbir kişiyi mahkemeye vermeyeceğimi, ancak, bu örgüt bünyesindeki herhangi bir kişinin bile bana karşı dâvâ başlatması sonucu harekete geçeceğimi söyledim ve "seri hâlde suç duyuruları" sürecine girdim. Onlarca, belki yüze yakın "SUÇ DUYURUSU" sonucu, bâzı dâvâlar açabildim. Bunlardan bir bölüm sunuyorum:
19.11.2013 saat 10.35 İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943
10.12.2013 saat 09.30 İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201
12.12.2013 saat 10.10 İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/481
19.12.2013 saat 10.20 İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523
23.01.2014 saat 11.55    İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551
06.02.2014 saat 10.10   İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843
04.03.2014 saat 11.05   İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663
25.03.2014 saat 09.30 İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205
Günü belirlenmeyen  İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230
Günü belirlenmeyen  İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205
7 - ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, hem cezî, hem hukukî, hem mevzuata uygun muhakeme edilmesi gerektiği gibi, hem estetik, hem etik olarak da muhakeme edilmeyi hak ediyor. Ben, kendine, devlete, halka, tüyü bitmemiş yetime karşı tarihsel ve toplumsal olarak sorumlu olduğum için, ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU'yu, tiyatral olarak da muhakeme ediyorum. Türkiye tiyatrosunun hızla ceset hâline gelip, şimşek hızıyla çürüyüp küflenmesine neden olan en önemli kişilerin başında gelen ŞÜHPELİ ÖZDEMİR NUTKU, başta William Shakespeare olmak üzere, emperyaliz kültürün ülkemizi tutsak alması için, âdeta bir "MİSYONER" gibi çalışmaktadır. ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, sadece ve yalnızca bana karşı işlediği "SUÇ" için yargılanmamalı. Zâten, başlatılan bu "SORUŞTURMA / KOVUŞTURMA" sadece ve yalnızca benim haklarımı savunup, devletin, halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkına savunmayacaksa, böyle bir "SORUŞTURMA / KOVUŞTURMA" sürecinden sadece bireysel haz alacağım ki, bu da benim siyasal ve toplumsal görüşüme aykırı. Yine de, SAYIN SAVCI HÜSEYİN YAVAŞ, hukukî olarak neyi uygun görürse, ona razıyım.
SONUÇ VE İSTEM: Bana, Coşkun Büktel'e, devlete, halka, tüyü bitmemiş yetime sürekli bir biçimde zarar veren ŞÜPHELİ ÖZDEMİR NUTKU, mutlaka yargılanmalı ve verdiği kalıcı rahatsızlıklar nedeniyle kesinlikle cezalandırılmalıdır. 25.10.2013

MÜŞTEKİ HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ

Bulunmaz'dan, 35. Sulh Ceza Mahkemesi Yargıcı Füsun Alca'ya itiraz...

"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ne gönderilmek üzere:

T.C.
İSTANBUL 
35. SULH CEZA MAHKEMESİ YARGIÇLIĞI'NA

DOSYA NO: 2013/311 Esas

KONU: Sayın Yargıç Füsun Alca'nın mevzuata, tüzeye, yasaya uygun davranıp, yargıçlık soğukkanlılığıyla, çoğul, nesnel, somut, tümel karar vermek yerine, tekil, öznel, soyut, tikel karar vermesine karşı çıkışım...

Sayın Yargıç Füsun Alca, benimle ilgi dâvâların hangisine bakarsa baksın, benim aleyhime karar veriyor. Ben, muhakeme edildiğim bütün dâvâlarda suçluysam, Sayın Yargıç Füsun Alca, bütün dâvâlarda, benim aleyhime karar verebilir. Ben, bir yargıç gibi düşünce geliştirebilecek bir hukukî donanıma sahip olmasam bile, sanatçı olmanın verdiği sezgisel güç ve entelektüel duyguyla, Sayın Yargıç Füsun Alca'nın doğru değil de yanlış, güzel değil de çirkin, iyi değil de kötü karar verdiği kanısındayım. Bir yargıç, hukuk nosyonuna, yasal kavramlara, mevzuat göstergelerine benden daha yakın yaşayan ve bu nedenle de, benden daha anlaşılır bir hukukî metinle yaklaşabilir... Ancak, benim muhakeme edildiğim dâvâ dosyalarına sadece hukuk, yalnızca kanun bağlamında bakılmamalıdır. Hukukun, sosyolojik bir bilim olduğunu kabûl ediyorsak, hukukun da estetik ve etik değerleri olduğunu, bu bilime de, duygusal ve sezgisel bir dille yaklaşılması gerektiği unutulmamalıdır. Ben böyle düşünüyorum.

Sayın Yargıç Füsun Alca, duruşmada jest ve mimiğini kullanırken, peşin hükümlü bir beden diliyle hareket ediyor... Bu izlenimi edindim... Bu, bir entelektüel, bir ressam, bir sanatçı, bir şair, bir tiyatrocu olarak elde ettiğim bana ait izlenim... Bu itiraz metnindeki sözlerin caydırıcılık etkisi olmasa bile, tarih ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle hareket eden biri olduğumdan usuma gelenleri söyleyebilme, bu düşüncelerimi kayıt altına alarak, gelecek kuşaklara aktarabilme hakkına sahibim. Bu aktarım sürecinde, beni hiçbir koşul asla engelleyemez. Düşüncelerimi, görüşlerimi, hukuk ve estetik anlayışımı, yalnızca resmî kayıtlara girsin diye yazmıyorum. Ben, "BERAAT EDEYİM" düzeysizliğine sığınmak istemediğim için, muhakeme edildiğim yaklaşık olarak elli dâvâ dosyası içinde dahi, "TÜRKİYE HUKUKU VE TÜRKİYE TİYATROSU" kavramlarına ışık tutabilecek oylumlu bir kitap hazırlayıp, tüm dünyaya duyuracağım. Sadece Türkçe değil, birçok dilde de yayınlanacak olan bu kitap, "TÜRKİYE HUKUKU VE TÜRKİYE TİYATROSUNUN TOPLUMSAL ANATOMİSİ" hakkında yazınsal lezzet sunabilecek. 

Sayın Yargıç Füsun Alca, bana karşı da "KAMU DÂVÂSI" açtıran Gülhan Avşar Demirkanlı, Kemal Aydoğan, Mustafa Şükrü Demirkanlı, Nihat Haluk Bilginer adlı kişiler lehine, benim aleyhime karar vermek için, bence, cezayı, hukuku, kanunu, mevzuatı gayet zorluyor. Cezanın, hukukun, kanunun, mevzuatın zorlandığını anlayabilmek için, "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" yetkililerinin alacakları cezaî, hukukî, kanunî, mevzuata uygun kararı verilebilmesini bekleyeceğim...

Sayın Yargıç Füsun Alca, yukarıda bahsettiğim şahısların lehine ve benim aleyhime kararlar vererek, tiyatro dünyasındaki olumsuzluklara hukukî destek sunmuştur... Sayın Yargıç Füsun Alca, tiyatro dünyasını izlemek zorunda olmasa bile, eğer mevzuat elverebilirse, makamınız bir "BİLİRKİŞİ RAPORU" hazırlatarak hukuk tiyatro ilişkisi yönündeki bir hukuk belgesiyle, hem hukuka ve hem tiyatroya destek sunmalıdır.

Sayın Yargıç Füsun Alca, Gülhan Avşar Demirkanlı ile aramızdaki uzlaşmaz çelişkilerin temelini algılayabilmek için, Reyhan Kayışlı'nın "resmî avukatlığını" yaptığı dergi yöneticileri ve bağlaşıklarına karşı açtığım aşağıdaki dâvâ dosyalarını tümel muhakeme gereği, çok somut olarak teker teker ve kılı kırka yararak araştırıp, incelemesi gerekirdi:

HAKARET DÂVÂLARI
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/663 - Demirkanlı
İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/523 - Can Törtop
İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/843 Levent Çağlayan
İstanbul 22. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/551 - Demirkanlı
İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/664 -  Demirkanlı
İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/943 - Demirkanlı

İFTİRA DÂVÂSI
İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/201 - Demirkanlı

HAKARET, İFTİRA, TEHDİT DÂVÂSI:
İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/399 - Demirkanlı

TAZMİNAT DÂVÂLARI
İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/481 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/230 - Can Törtop
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/205 - Demirkanlı

SONUÇ VE İSTEM: Karar verirken Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 309. Maddesi'ni göz önünde bulundurarak, benim kişisel menfaatlerim için değil, hukukun tarihsel ve toplumsal menfaatleri için karar veriniz. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim... 28 Ekim 2013

HÜSEYİN HİLMİ BULUNMAZ


EK BİLGİ: 
http://tiyatroyun.blogspot.com/2013/09/bulunmaz-avukat-reyhan-kayslya-hukuk.html